Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye

21 Şubat 2010 Yazan  
Kategori İbni Teymiyye

Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye’ye çağdaşı, mutasavvıf, kelamcı ve bid’atçi düşmanlarından çokça iftiralarda bulunulduğu gibi, çağından sonra günümüze kadar da (bu durum)devam etmiştir. Üstelik bu iftirayı bugünlere taşıyan günümüzün Bid’at, dalalet ve sapık fırkaları onun kalemi ile, sözleri ile, bedeni ile nasıl cihad yapmış birisi olduğunu bile görmeden masabaşında dedikoducu kafir kadınlar gibi dedikodular üretmek sureti ile kendisine iftiralar düzülmüştür. Bu iftiralar arasında en şaşırtıcı olup hasım bid’atçilerin dayanak kabul ettikleri iftira ise gezgin İbn Batuta’nın, “Rihletu İbn Batuta (İbn Batuta Seyehatnamesi)” diye tanınıp meşhur olmuş “Tuhfetu’l-Enzar…” adını taşıyan eserinde -Allah’tan layıkı ile muamele görmesini dileriz- söylediği şu sözlerdir:

“726 yılı muazzam ramazan ayı 9’una tesadüf eden perşembe günü Şam’ın Dımaşk şehrine vardım… Dımaşk’ta Hanbeli fukahasının büyüklerinden Şam’ın büyüğü ve çeşitli ilim dalları hakkında söz söyleyen Takıyu’d-Din İbn Teymiyye vardı. Ancak aklı pek yerinde değildi. Dımaşk’lılar onu çokça ta’zim eder, o da minbere çıkıp, onlara vaazlar verirdi…” diye sözlerini sürdürür ve daha sonra şunları söyler:

“Caminin minberinde insanlara vaaz ederken cuma gününde huzurunda bulundum. Onlara öğüt veriyordu, söylediği sözler arasında şu da vardı: Allah dünya semasına benim şu inişim gibi iner, dedi ve minberin basamaklarından bir basamak indi. İbnu’z-Zehra diye bilinen Malikî mezhebine mensup bir fakih ona karşı çıktı ve onun söylediği bu sözü reddetti. Fakat herkes bu fakihe karşı çıktı, elleriyle, ayakkabılarıyla onu alabildiğine vurdular ve nihayet sarığı da düştü…” Ve daha başka yalan ve iftiraları bunların akabinde sıralamaya devam etmektedir. Devamını oku

Ameller Niyetlere Göredir

18 Şubat 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

“Niyet” kelimesinin manası sözlükte kast, yani bir işe girişmek demektir. Şer’i manası ise şöyledir; Allah’ın rızasını isteyerek, Allah’ın emrini yerine getirmek için, kalbin yapılacak işe yönelmesidir. (İmam Nevevi 40 Hadis)

Burada görüldüğü üzere niyetin şer’i olabilmesi için;

1-Allah’ın rızası istenecek,

2-Allah’ın emri yerine getirilecek, yoksa Allah rızası istenerek Allah’ın yasakladığı yapılamaz. Yapılırsa duruma göre küfür veya haram olur, çünkü iyi niyet, haramı helal kılmaz.

Allah hüküm koymada kendisine ortak kabul etmezken, Allah’ın hükmü ile hükmetmeyenler kafir iken, kişinin iyi niyetle Allah’ın kanunları dışında kanun koyması, ne kadar iyi niyet taşırsa taşısın kendisini küfürden kurtaramaz.

“Kim Tağut’u reddederse iman etmiştir” (Bakara 256) buyurulurken, tağutları desteklemek, iyi niyetle de olsa imansızlıktır. Küfür olan fiillerin, iyi niyetle de olsa, yapanı kafir yaptığının  ayet ve hadislerde de açık delilleri vardır, şöyle ki; Devamını oku

İslam’da Particilik Yoktur

10 Şubat 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

İslam’da particilik yoktur, destekleyen kafirdir. Çünkü partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokrasi İslam değil küfürdür. Allah demokrasiyi emretmemiştir, Rasulullah demokrasi ile idare etmemiştir.
Demokrasi İslam’la bağdaşmaz, hatta taban tabana zıttır. Demokraside hakimiyet milletin, İslam’da Allah’ındır ve demokraside çoğunluğun kararı geçerlidir, Allah’ın hükmü dikkate alınmaz. İslam’da Allah’ın hükmü geçerlidir, muhalif olanlar çoğunlukta olsa da dikkate alınmaz. Bu nedenle demokrasiyi reddetmek, düşman olmak, imanın gereğidir. Bunun açık delili olarak Allah Teala şöyle buyuruyor;

“Her kim tağutu inkar ederse Allah’a iman etmiş olur”(Bakara 256)

Demek ki tağutu inkar etmeyen iman etmiş olmuyor, iman için tağutu reddetmek gerekiyor.
Tağut, Allah’a karşı haddini aşan mahluktur. Hakimiyet milletindir diyen, demokrasi ve bunun gereği olarak halkı oy vermeye çağıranlar, oy verenler birer tağuttur. Bu konuda Allah Teala şöyle buyuruyor.

“Hüküm ancak Allah’ındır. O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi, emretmiştir. Dosdoğru din işte budur, fakat insanların çoğu bilmezler. (Yusuf 40)

Devamını oku