Kafirlerin Bayramlarına Katılmanın Hükmü

21 Mart 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Soru: Ben, müslümanlardan pek çok kimsenin, kâfirlerin, “İsa’nın doğum günü” diye bilinen yılbaşı bayramı ile diğer bazı bayramlarını kutlama törenlerine katıldıklarını  gördüm. Bu kutlama törenlerine katılmanın dînen câiz olmadığını anlara gösterebilmem için Kur’an ve sünnetten delil var mıdır?

Cevap: Hamd, yalnızca Allah’adır.

Kâfirlerin, “İsa’nın doğum günü” diye bilinen yılbaşı bayramı ile diğer bayramlarına katılmak, şu yönlerden câiz değildir.

Birincisi: Bu hareket, onlara benzemektir.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Her kim, bir topluluğa (kavme) benzerse (onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse, günah ve sevap bakımından) o da onlardandır.”

Bu, büyük bir tehdittir. Devamını oku

İtaat ve Beyat Etme

21 Mart 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

Müslümanlar için halife tayininde imamlara verilen beyattır. Buna dair deliller çoktur onlardan bir kısmı:

1- Ubade bin Es-Samit’in hadisi şöyledir; “Allah’ın Resulü (s.a.v) den, darlıkta, varlıkta, neşeli ve kederli zamanlarımızda amirlerimize (emirlerimize) kendi arzularını, nefislerimiz üzerine tercih etseler dahi, onları dinleyip itaat etmeye, emirlik hususunda ehil olanla çekişmemek üzere beyat ettik. Ancak, emirin açık bir küfrünü görseniz onun küfrü hakkında yanınızda Allah’ın kitabından veya Resulünden bir deliliniz olması hali müstesnadır.” Diğer bir rivayette ise “Nerede olsak hakkı söyleyeceğimize Allah hakkında hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza dair beyat ettik.”

BEYATI BOZMANIN HÜKMÜ

İslam, sistem ve yükümlülük dinidir. Bu dini zaruri ve aşikar gerçeklerinden birisi de gerek Müslümanların birbirleri arasında ve gerekse kafirlerle olan ilişkilerde ahitlere vefa göstermektir. Kur’an-ı Kerim de gerek fertler arasında gerekse Müslümanlar ile kafirler arasındaki ahitlere vefa göstermekle ilgili ayetler vardır.

İmanın aslına ters bir durum ortaya çıkmaksızın yardım üzere veyahut dinleyip itaat etmek şartı ile yaptığı beyatı bozan kimseye gelince: Bu durumda büyük günah işlemiş olur asi olur. Allah’ın, failini cehennem azabı ile tehdit ettiği ahdi bozmak olur. Bunun haramlığı, konusuna göre farklılık arz eder. Bunun haramlık bakımından en şiddetlisi, şer’i bir gerekçe olmaksızın, günah olmayan bir konuda, şer’i imama, dinlemek ve itaat etmek şartıyla yapılan beyatı bozmaktır. Bu imama yapılan beyat akdi devam üzere yapılan bir akid dir.
Devamını oku

Dünyayı Fesada Veren İki Put

12 Mart 2010 Yazan  
Kategori C. Hocaoğlu

İslam’da Particilik Yoktur

Kur’an şöyle der: “Bile bile hakkı batıla karıştırmayın, hakkı kıtmetmeyin!” (Bakara, 42)

Bilindiği ve bizim defalarca ifade ettiğimiz gibi Islam; hem dindir hem devlettir, hem ibadettir hem siyasettir. Islam Dini’nin özünde ve yapısında siyaset vardır, devlet vardır. Hem öylesine vardır ki, din-devlet ilişkisi, ruhla beden gibi birbirini tamamlayan iki unsurdur. Binaenaleyh, bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu itibarladır ki:

“Devlet demek, dinin hayata ve hayatın her kademesine ve her kuruluşuna hakim olması demektir.”

Dava ve metod:

Dava demek, Şeriat-ı Muhammediye’yi hayatın butününe hakim kılmaktır. Metod ise, Şeriat’ı hayata hakim kılmanın yoludur.

Şimdi bir soru ortada: Bu yol parti midir, tebliğ midir?

El-Cevab: Parti olamaz. Neden? Çünkü: Devamını oku

Sonraki yazılar »