Önemli!!!

Sitede yer alan yazılar bunları yazan yazarlar gibi düşündüğümüzü göstermez. Bizler sadece Hakk olana tabi olur Hakk çizgisi dışındaki her şeyi reddederiz, şahıslardan çok yazıların değerlendirilmesini, eğer hata, kusur ve haram olduğunu düşündüğünüz konular olursa Muvahhid bir Müslüman'a düşen uyarmaktır. Üyeliksiz yorum yaparak bu uyarıyı bizlere yapabilirsiniz. Unutmayın her yazarın itikadı bizi bağlamaz aslolan yazılanlardır, doğruyu gördüğümüz yazıları yayınlarız.

Son Yorumlar

Tağut’u Reddetmey...
Allah razi Olsun Kar...
Mahkemeci Tevhidcile...
Muhakeme ile alakal...
Esselamualeykum Tevh...
Çok teşekkürler

Hızlı Menü




Son Videolar

Fethullah Gülenden Açık Küfür
Bir Kafire Küfrü Nasıl İtiraf Ettilir
İnanan Türk Milleti ile Kafir Milletin Ayrımı
İslam Davası Zordur
Get the Flash Player to see this player.

Selam hidayete tabi olanlara olsun, salat ve selam Yüce Peygamber (s.a.v)’e, o’nun al’ine ve ashabına olsun. Rabbimiz Teala ve Tekaddes Hazretleri bizlere hakk’ı hak olarak bilip iman etmeyi, batılı da batıl olarak tanıyıp onu da her an ve her alanda reddetmeyi nasib’i müesser buyursun.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere Yüce Rabbimiz (azze ve celle)’in imanı şartla bağladığı yani onsuz imanın sahih ve makbul olamayacağını bizlere açık bir üslupla Kur’an-ı Kerim’inde bildirdiği tağut kavramını bir kez daha ele alacağız inşallah.

“O halde kim tağut’u inkâr edip Allah’a inanırsa, sağlam kulpa yapışmıştır ki o, hiçbir zaman kopmaz. Allah işitir ve bilir.” (Bakara Suresi 256. Ayet Meali)

Öncelikle bu ayet-i kerime hakkında alimlerim görüş ve fetvalarına değinerek konumuza açıklık getirmeye çalışalım inşallah.

İmam Kurtubi
“O halde kim tağut’u inkâr edip Allah’a inanırsa.”
Burada ortaya kesin bir şart koyulmuştur. Tağut ise Taberi’nin ifadesine göre haddi aşana denir. Bu şartın da cevabı şudur:
“Şüphesiz kopma bilmez bir kulpa sarılmıştır.”

Devamını oku...

Kur'ân'ın sahih hadisle tefsir edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem Allah'ın muradının ne olduğunu bütün insanlardan daha iyi bilir. O, yüce Allah'ın hakkında buyurduğu gibidir:
"O kendi hevâsından bir söz söylemez. O(nun söyledikleri) bildirilen bir vahiyden başkası değildir." (en-Necm, 53/3-4)
Yüce Allah bu kitabı ona, insanlara açıklaması için indirmiştir:
"İnsanlara, kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu zikri (Kur'an'ı) indirdik." (en-Nahl, 16/44)
Nebi Salallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
"Şunu bilin ki bana Kur’ân ve onunla birlikte onun gibisi de verilmiştir."

1- Buna örnek: Yüce Allah buyuruyor ki:
"Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın." (el-Enfâl, 6/60)
Buradaki "kuvvet" in tefsiri Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem’in üç defa tekrarladığı: "Haberiniz olsun ki (kuvvet) atmaktır." buyruğunda geçmektedir. 
Kurtubi dedi ki: Her ne kadar kuvvet atmanın dışında birtakım aletlerin hazırlanması ile ortaya çıkıyor ise de Nebi Salallahu aleyhi vesellem’in kuvveti (ok) atmak ile tefsir etmesi ok atmanın düşmana daha ağır kayıplar verdirmesi, hazırlanmasının daha kolay olmasından dolayıdır. Çünkü bazen birliğin kumandanına ok atılır, o da korkar ve arkasındakiler bozguna uğrarlar. 
Şimdi bile modern savaş aletlerinin etkisi atılmalarına bağlıdır. Bundan dolayı İslam özellikle gençleri atış yapmayı öğrenmeye teşvik etmiştir. Keşke bunlarla uğraşmaktan kendilerini alıkoyan diğer oyunları öğrenecek yerde, atış yapmayı ve onunla birlikte yüzmeyi öğrenselerdi. Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

Devamını oku...