Camiye Şeriat Giremez!

03 Eylül 2011 Yazan  
Kategori Editörden

Allah’u Teala’nın hükümlerinin sosyal, kültürel, ekonomik sahalardan bir bir sökülüp atıldığı camilere bel’am’ların atandığı, peşinde saf duranlara demokrasi sevgisi zerk edilmek sureti ile müşrikleştirildiği günümüzde artık açıktan açığa “camilere dahi Allah’u Teala’nın hükümleri giremez” denmeye başlandı. Dün, tüm yazılı ve görsel medyaya düşen haber artık bu milletin, kendisini Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ın ümmetinden görme cüretini gösteren bu milletin bir an önce gaflet uykusundan uyanmasının gerekliliğini bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

Ama bu sistem öyle bir sistem ki kendisini Müslüman olarak tanımlayanları bizzat Şeriat düşmanı yapıyor da yine de bu düşmanlığı gösterenler içinde bulunduğu durumu farkedemiyor. Basiretler körelmiş  gözler perdelenmiş, kulaklar mühürlenmiş tıpkı Bakara Suresi 7. Ayet Mealinde olduğu gibi “Allah kalblerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine bir perde inmiştir ve bunların hakkı azîm bir azaptır” akın akın azaba koşuyorlar da hala akledemiyorlar. Peki neydi bu haber ve bu haberin içeriği nasıl gelişmişti isterseniz kısaca buna bakalım da konumuz daha net anlaşıldın inşaallah.  Basında yer alan haberi aynen alıntılıyorum;

Kent merkezindeki Mehmet Buyruk Caddesi üzerinde bulunan Turgut Özal Cami’inde bugün cuma namazını vekil imam 25 yaşındaki Cumali Çakmak kıldırmaya başladı. İmam Çakmak, hutbe okumak için minbere çıktığında, Malatya Müftülüğü tarafından hazırlanıp verilen hutbeyi okumadı, bunun yerine kendi hazırladığı hutbeyi okumaya başladı. Hilafeti savunan imam Çakmak, iddiaya göre “85 yıldır yapılan zulüm bitecek” dedi. Hilafetin kaldırılmasıyla dinin başka mecralara çekildiğini, Kuran öğretilmediğini ileri süreren imam Çumali Çakmak, “Kuran öğretilmedi, Diyanet de öğretmedi. Başka şeyler öğretildi. Kuran kanundur, başka kanun kabul etmiyoruz” dedi.

Düşünebiliyor musunuz? Bir insan çıkıyor ve Müslümanlar’ın başsızlığı yüzünden yaşadığı musibetleri dile getiriyor ve İslam’a yapılmış en büyük düşmanlıkların başında gelen Hilafet’in ilga edilmiş olmasını eleştiriyor ardından cumhuriyetin ilanına atıfta bulunarak o seneden bu seneye kadar yaşananların bir zulüm olduğunu yüksek sesle dile getiriyor, hükmünün uygulanmaması ve bu şekilde Kur’an-ı Kerim’in geriye atılmış, duvarlarda süs diye asılır hale gelmiş olduğunu ve aslında insanlar arasında hükmedecek yegane kanun kitabı olduğunu dile getiriyor.

Peki sonra ne mi oluyor? Tabiki öncelikle cami cemaatindeki diğer azılı müşrikler tyarafından yuhalanıyor, üzerine yürüyerek dışarıya atıyorlar. yetmedi polis çağırıyorlar ve polis eşliğinde karakola giderken müftülük bu kişiyi görevinden de azlediyor.

İnsanın düşününce bile kanı donuyor ki, Mescid’i Dırar’ın ihlaslı müşrikleri “Allah’u Teala’nın emirleri kanundur” diyen birisini yaka paça dışarı atıyor. İşte bu, içinde yaşadığımız bu toplumda artık çalışmaların tamamen sona erdiği ve Allah (azze ve celle)’a imanın yerini tamamen küfrün ve şirkin ve tağuta imana bıraktığının en bariz örneklerinden bir tanesidir. Tabiki de bu sözlerimizden Muvahhid Müslümanlar müstesna ki Allah (azze ve celle) onlardan razı olsun, bunun çok uzun zamandır bilincinde ve bunun tebliğini yapmaktalar. Her ne olursa olsun, hangi dönem olursa olsun Fırka-i Naciyye mutlak suretle varlığını koruyacaktır, ta ki kıyamete kadar.

Devletin resmi ideolojisinin sevgisi ile dolu, tağut’a ibadeti Allah’u Teala’ya ibadetmiş gibi gösteren günümüzün küçük deccalleri Cuma hutbelerinin tek elden her ilin müftülüğünce camilere dağıtılması sureti ile okunmasını sağladığını biliyorsunuz. İşte Malatyadaki bu vekil imam bunun dışına çıkarak zaten onların gözünde bir suç! işlemiş olduğu gibi en büyük suçu ise sahte ilahların kanunlarının hükmünün geçerli olmadığı Rabbim Allah (azze ve celle) diyenlerin,  kanun koyucusunun, terbiye edicisinin, rızık vericisinin ancak Allah (azze ve celle) olduğunu söylemesi ile beraber münafıklıklar, fasıklıklar, müşriklikler ortaya saçıldı.

Ey kendisinin Müslüman olduğunu iddia eden! Her şey bir yana sadece bu olay bile tek başına nasıl bir ideolojinin peşinden gittiğinin, neye hizmet ettiğinin ve seni nasıl koştura koştura cehenneme sürdüğünün farkına var. Eğer sen Rabbim Allah (azze ve celle) diyorsan bilki O (azze ve celle), seni kulluğuna ancak ve ancak “tağut’u tüm müesseseleri ile birlikte reddettiğin” noktada kabul edecektir inşaallah. Tağut ve onu red konusunda yazılmış olan Tağuta Muhakeme Küfrü konusundan yararlanmanızı tavsiye ederim.

Bir tarafta Allah’u Teala’nın emir ve yasaklarının yer aldığı, hem dünya hem de ahiret işleri için tüm hükümleri getirdiği, ceza hukuku, miras hukuku vb. hukuklara dair kanunlarını insanlara bildirdiği Kur’an-ı Kerim, diğer bir tarafta beşerin sadece heva ve heves ürünü olan üstelik Allah’u Teala’nın kanunları ile taban tabana zıt kanunları. Her kim, kimin kanununa itaat ediyor, onu benimsiyor ve önemsiyorsa onun Rabbi de o kanunu ihdas edendir.Bu konuların ayrıntılarına vakıf olmak isteyenler yukarıdaki linkten ilgili konuya ulaşabileceği gibi Osmanlının son Şeyhülislamlarından olan Mustafa Sabri Efendi’nin bu kategorideki yazıları, genel hatları itibari ile anlatmaya çalıştığımız şeylerin teferruatlı olarak incelenmesine vesile olacaktır inşaallah.

Yorumlar


1 Yorum yapılmış "Camiye Şeriat Giremez!"

  1. sefazade demişki 11 Şubat 12 16:08 

    Selamün Aleyküm Hocam cami imamlığı hakkında biraz bilgi verirmisinz.İmamlık sınavına girmeyi düşünüyorum fakat bu site ve daha bir çok yerden okuduklarım beni tereddütte bıraktı.

Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!

Üyeliksiz yorum yapma seçeneği ehli küfr'ün sokak ağzı ile küfür eden yorumları nedeniyle kapatılmıştır. O nedenle yorum yapacak olanların öncelikle siteye üye olmaları ve giriş yapmaları gerekmektedir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.