| 01 Ekim 2009
Kur'ân'ın sahih hadisle tefsir edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem Allah'ın muradının ne olduğunu bütün insanlardan daha iyi bilir. O, yüce Allah'ın hakkında buyurduğu gibidir:
"O kendi hevâsından bir söz söylemez. O(nun söyledikleri) bildirilen bir vahiyden başkası değildir." (en-Necm, 53/3-4)
Yüce Allah bu kitabı ona, insanlara açıklaması için indirmiştir:
"İnsanlara, kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu zikri (Kur'an'ı) indirdik." (en-Nahl, 16/44)
Nebi Salallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
"Şunu bilin ki bana Kur’ân ve onunla birlikte onun gibisi de verilmiştir."
1- Buna örnek: Yüce Allah buyuruyor ki:
"Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın." (el-Enfâl, 6/60)
Buradaki "kuvvet" in tefsiri Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem’in üç defa tekrarladığı: "Haberiniz olsun ki (kuvvet) atmaktır." buyruğunda geçmektedir.
Kurtubi dedi ki: Her ne kadar kuvvet atmanın dışında birtakım aletlerin hazırlanması ile ortaya çıkıyor ise de Nebi Salallahu aleyhi vesellem’in kuvveti (ok) atmak ile tefsir etmesi ok atmanın düşmana daha ağır kayıplar verdirmesi, hazırlanmasının daha kolay olmasından dolayıdır. Çünkü bazen birliğin kumandanına ok atılır, o da korkar ve arkasındakiler bozguna uğrarlar.
Şimdi bile modern savaş aletlerinin etkisi atılmalarına bağlıdır. Bundan dolayı İslam özellikle gençleri atış yapmayı öğrenmeye teşvik etmiştir. Keşke bunlarla uğraşmaktan kendilerini alıkoyan diğer oyunları öğrenecek yerde, atış yapmayı ve onunla birlikte yüzmeyi öğrenselerdi. Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:
"Her kim ok atmayı öğrenir, sonra onu unutursa bizden değildir. -Ya da asi olmuştur.-"
Nebi Salallahu aleyhi vesellem Eslemlilerden birbirleriyle ok atma yarışı yapan bir grup yanından geçerken şöyle buyurmuştur:
"Ey İsmailoğulları ok atınız. Çünkü sizin atanız ok atıcısı idi. Ok atınız ve ben filan oğulları ile birlikteyim.” (Hadisin ravisi) dedi ki: İki kesimden birisi ok atmadı. Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem: “Ne diye ok atmıyorsunuz” diye sorunca, şu cevabı verdiler: “Sen onlarla birlikte iken biz nasıl atabiliriz?” Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Haydi ok atınız. Ben hepinizle birlikteyim."
2- Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Rabbiniz buyurdu ki: 'Bana dua edin, ben de duanızı kabul edeyim. Şüphesiz bana ibadeti büyüklüklerine yedirmeyenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir." (el-Mü'min, 40/60)
Burada "bana ibadeti" bana dua etmeyi demektir.
Peygamber Salallahu aleyhi vesellem de buradaki ibadeti tefsir ederek şöyle buyurmuştur:
"Dua ibadetin ta kendisidir."
3- Bir başka örnek yüce Allah'ın şu buyruğudur:
"İhsanda bulunanlara daha güzeli ve daha da fazlası vardır." (Yunus, 10/26)
Rasûl-i Ekrem Salallahu aleyhi vesellem "fazlalığı" şu buyruğu ile yüce Allah'ın yüzüne bakmak diye tefsir etmiştir:
"Bunun üzerine (Rab) hicab(ını) açacak. Onlara Rablerine bakmaktan daha çok sevecekleri hiçbir şey verilmemiştir.” Daha sonra şu: "İhsanda bulunanlara daha güzeli ve daha fazlası vardır." âyetini okudu.
4- Bir başka örnek: Yüce Allah buyuruyor ki: "Baldırın açılacağı o günde..." (el-Kalem, 68/42)
Buhârî tefsir bölümünde bu âyeti tefsir ile ilgili olarak aşağıdaki hadisi zikretmektedir:
Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:
"Rabbimiz baldırını açacak, erkek kadın bütün mü'minler ona secde edecek. Dünyada göstermek ve duyurmak için secde eden kimseler ise öylece kalacaklar. Secde etmek isteyecekler ancak sırtları tek bir parça olacaktır."
Bu açıklamalara göre Allah'ı yaratılmışlara benzetmek (teşbih) ya da ona cisim izafe etmek (tecsîm) gerekmez. Çünkü "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur" (eş-Şura, 42/11) Bu sebeple ehl-i sünnet ve'l-cemaat yüce Allah'ın kendi zatı hakkında sözkonusu ettiği eller, yüz, işitmek, görmek gibi sıfatları Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem'in nisbet ettiği baldır, parmaklar ve ayak gibi
