Önemli!!!

Sitede yer alan yazılar bunları yazan yazarlar gibi düşündüğümüzü göstermez. Bizler sadece Hakk olana tabi olur Hakk çizgisi dışındaki her şeyi reddederiz, şahıslardan çok yazıların değerlendirilmesini, eğer hata, kusur ve haram olduğunu düşündüğünüz konular olursa Muvahhid bir Müslüman'a düşen uyarmaktır. Üyeliksiz yorum yaparak bu uyarıyı bizlere yapabilirsiniz. Unutmayın her yazarın itikadı bizi bağlamaz aslolan yazılanlardır, doğruyu gördüğümüz yazıları yayınlarız.

Son Yorumlar

Tağut’u Reddetmey...
Allah razi Olsun Kar...
Mahkemeci Tevhidcile...
Muhakeme ile alakalÄ...
Esselamualeykum Tevh...
Çok teşekkürler

Hızlı Menü




Son Videolar

Fethullah Gülenden Açık Küfür
Bir Kafire Küfrü Nasıl İtiraf Ettilir
İnanan Türk Milleti ile Kafir Milletin Ayrımı
İslam Davası Zordur
Get the Flash Player to see this player.

Gecenin bir vaktinde ansızın uyanıp da, gün boyu ve her zaman sık aralıklarla aklıma gelen ve aklıma geldikçe de ancak nefretimi arttıran mürtedler hakkında bir iki kelime etmek vacip oldu. Onlar ki Din'lerini şu ya da bu şekilde ama hep bir sebebe binaen satan. Şeytanla ticaret yapıp kendini karlı sanan ahmaklara bir iki kelam etmek adına yazıma başlıyorum.

Senden tiksiniyorum ey mürted! Çünkü sen, tağut'un hapishanesinin geceleri ve gündüzlerini yaşarken, yanında olmasını istediğin arkadaşların, annen, baban, eşin, veya çocuklarının özlemi seni öylesine sarhoş etti ki. İstediğin zaman istediğin yerde olmanın rahatlığı, istediğini giymek ve istediğini yemek duygusu seni o kadar sardı ki, şeytanın da vesvesesi ile hastalıklı kalbini küfre açmanın hafifliğini tüm benliğinde hissettin. Halbu ki sana bu Din'i getiren insanların da ailesi ve sevdikleri vardı, onların etleri demir taraklarla kemiklerinden sıyrılırken ağızlarından çıkan sadece "Rabbim Allah" olduğunu nasıl unuttun? Nasıl unuttun ki "İmtihan edilmeden cennete gideceğini mi sandın" Oysa ki yattığın hapishane Rabbinin cehennemi yanında boğazdaki villar gibi kalır. Yesen yesen daha ne kadar yiyebilirsin ki? Dünya senin olsa yiyeceğin sadece midenin alacağı kadardır.

Devamını oku...

Bu yazı Şeyh Abdullah bin Muhammed el-Ğuneyman ile yapılan bir sohbetten alınan vdieo dosyasının yazıya geçirilmiş halidir. Şeyh ile yapılan bu sohbet Tağut'un mahkemelerine bir şekilde başvuran, onları hükümde Allah'a ortak sayanlara güzel bir cevap niteliğinde olduğu gibi ayrıca bayrak, heykel vb... simgeler önünde saygı duruşunda bulunup kendilerine tazim gösteren kafirler hakkında fetvalar içeren bir yazıdır. Basiret ile okunması durumunda da çok faydalınalacak, hem ahiret hem de dünya için bir kurtuluş vesilesi olabilecek Tevhid Damlaları olarak kalplere akacak bir sohbettir. Yazıya çok fazla yorum yapılacak yerler olmasına rağmen Basiret'i olan insanların rahatlıkla anlayabileceği, hastalıklı kalplerin ise defalarca okunması halinde Rabbimizin de inayeti ile doğru yolu görmelerine vesile olabilecek açıklıktadır.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd, yanlızca alemlerin Rabbi olan Allah'a özgüdür. Salat ve selam Peygamber Efendimizin, onun ailesine ve ashabının üzerine olsun. Cebrail'in, Mikail'in, İsrafil'in Rabbi; göklerin ve yerin yaradanı, gizli ve aşikarı bilen Allahım! Ayrılığa düştükleri şeylerde kulların arasında sen hüküm verirsin.

İhtilafa düşüldüğünde beni izninle hakka ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini doğru yola erdirirsin. (Sahih Müslim 1/534)

1. Soru: Bir çok ülke geçmişte ve bugün, Allah'ın kanunlarıyla hükmetmeyen, bunun yerine tağutların kanun ve nizamları ile hükmeden mahkemeler ile sınandı.Öyle ki artık bu kanunların hükmetmediği hiç bir şey kalmadı. İnsanlar namus, kan, maddiyat vb.... gibi hayatla ilgili tüm meselelerde bu şeytan yapımı kanunlar ile muhakeme olunup hükmolunuyorlar. Bu durumdan razı olan insanların yanı sıra, kendisini bu mahkemelerde muhakeme olunmaya mecbur bırakılmış hisseden insanlarda var. Allah ( subhanehu ve teala)'nın muhafaza ettiği insanlar dışında, kimsenin bu felaketten kurtulamadığı görünüyor. Buradaki soru, bir çok insanın zaruret halinde tağutların mahkemelerine muhakeme olunup onların hükümlerine başvurmaları sebebiyle şöyle; Para, namus ve buna benzer dünyevi meselelerde kaybolan hakkını geri almak için tağutun mahkemesine başvuran kimsenin hakkında şer'i hüküm nedir?

Devamını oku...