İslamda Askerliğin Hükmü 7

09 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Askerlik

Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır: “ Ve kazıklar sahibi firavuna.” (Fecir: 10) Müfessirler ayette geçen “Evtad” kelimesini askerler olarak tefsir etmişlerdir.

İmam İbni Cerir Taberi bu ayetin tefsirinde şunları söylüyor: “Tefsirciler Allah’u Teala’nın “Zi’l-evtad”ın manası hakkında ihtilaf etmişlerdir. Firavuna niçin böyle denilmiştir? Bazıları bunun anlamının; “Otoritesini güçlendiren askerler sahibi” olduğunu söylemişlerdir. Buradaki “Evtad” kelimesinin askerler anlamında olduğu söylenmiştir. Bunu savunanlar İbni Abbas’ın şu rivayetini delil getirmişlerdir; şöyle diyor: “Ve kazıklar sahibi Firavun’a” evtad; Onun otoritesini ayakta tutan askerleridir.”

Ayette geçen “Evtad” kelimesinin, Firavun’un onlarla saltanatını sağlamlaştırdığı askerleri olduğunu söyleyen müfessirlerden birisi de İbni atiye el-Endülüsi’dir. Bunu “El-Muharreru’l Veciz” adlı tefsirinde beyan etmiştir.

Aynı şekilde Kurtubi de bu ayeti böyle tefsir etmiştir. Şöyle diyor: “Yani, mülkünü sağlamlaştırdığı askerler, ordular, topluluklar ve birliklerdir. Bunu İbni Abbas söylemiştir.”

Tüm bu deliller, küfürde, zulümde ve fesat çıkarmada ortaklaşa hareket ettiklerinden dolayı; kafirlerin ve mürtedlerin askerlerinin hükümlerinin liderlerinin ve efendilerinin hükmüyle aynı olduğuna delalet etmektedir. Çünkü askerler kafir yöneticinin, otoritesini sağlamlaştırmasına sebep olmaktadır. Hiçbir şey yapmaksızın varlıkları dahi buna sebebiyet verip orduyu kalabalıklaştırır. Onlar küfürde, zulümde ve fesat çıkarmada onun yardımcıları ve destekçileri konumundadırlar. Bundan dolayı da küfründe ve zulmünde ona ortak oldukları gibi helakında ve azabında da ona ortak olacaklardır. Onların hepsinin hükmü, kafir olmalarıdır. İşte bu hükmün aynısı, Allah’ın şeriatını değiştiren yöneticilerin askerleri için de geçerlidir. Onlar da günümüz firavunlarının kazıkları mesabesindedir.

Son olarak, Müslüman bir kimse Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyen zalim emirlere ne polislik, ne keşifçi ne de asker olarak görev yapamazlar. Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyip onu lanetlenmiş uydurma kanunlarla değiştirenin yanında görev alması mümkün değildir. Bu ve benzeri Allah’ın şeriatını değiştiren mürted yöneticilere karşı Müslüman bir kimsenin tavrı; onlara karşı ne yardımcı, ne destekçi olmadığı gibi ve nede onların ordu ve askeri nizamlarından beri olmak zorundadır. Zira Müslüman bir kimsenin zalim emirlere polislik, keşifçilik ve askerlik yapması hususunda açık yasaklamalar bulunmaktadır.

Abu said be Ebu Hureyre’den rivayet olunan bir hadiste Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Sizin başınıza öyle emirler gelecek ki bunlar insanların en şerlilerini kendilerine yakınlaştıracak ve namazı da vaktinden geciktirerek kılacaklardır. Sizden kim onlara yetişirse onların ne keşifçisi, ne polisi, ne vergi memuru, ve ne de veznedarı olmasın!” (İbni Hibban ve Ebu Yala el-mevsili rivayet etmiş ve Heysemi hadisin ricalerinin sahih olduğunu söylemiştir. Elbani de “Silsiletu ahadisus-sahiha”da hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)

Abdullah b. Mesud’dan rivayet olunan bir hadiste ise Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Benden sonra başınıza öyle adamlar gelecek ki, sünneti söndürüp bidatler çıkaracaklar ve namazları vakitlerinden erteleyerek kılacaklardır.”

İnbi Mesud: “Ey Allah’ın Resulü, eğer onlara ulaşırsam ne yapmalıyım?” diye sorunca Resulullah (s.a.v): “Ey İbn Ummu Abd, Allah2a isyan edene itaat yoktur” buyurarak bunu üç kere tekrarladı. (Abdullah b. İmam Ahmed, İbni Mace; Kitabu’l Cihad ve Taberani rivayet etmiştir. Elbani hadisin ahih olduğunu söylemiştir.)

Deriz ki: Eğer Resulullah (s.a.v), zulüm ve haksızlık yapan yöneticilere; sünneti söndürüp bidatler çıkardıklarından ve insanların şerlilerini kendilerine yakınlaştırdıklarından dolayı itaatten nehiy ediyorsa; Allah’ın indirdikleri ile hükmetseler bile Müslüman bir kimsenin onlara keşifçi, polis, vergi memuru ve veznedar olmasını haram kılıyorsa Allah’ın şeriatını değiştiren, Yahudi ve Hıristiyanları veliler edinen ve Allah’a, Resulüne ve müminlere savaş açan mürted yöneticilere nasıl yardım edebilir nasıl destek olabilir ve nasıl bunların hizmetine girebilir?

Bu nedenle Müslüman’ın, Allah’tan korkup dininde tedirgin olması ve kafirlere ve mürtedlere ve münafıklara itaat etmemesi gereklidir. Bilmediği meselelerini; ilimleri ile amel eden, Allah’tan korkup takvalı olan, az bir dünya metaı karşılığında dinlerini satan Belamlara ve dalalet imamlarına susmayan gerçek ilim ehline sormalıdır.

Müslümanların, Allah’u Tealanın,  “Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ederler.” (Asr Suresi) buyruğu gereğince ve yine Resulullah’ın “Din nasihattir” sözü uyarınca kendi aralarında bu türden olan ilmi ve imani konularda nasihatleşmelidirler.

Bu ilmin neşredilmesi ve açıklanması gerektiği gibi ketmedilmesinden de sakınılması gereklidir. İnsanlara hüccetin ikame edilebilmesi için, ihtiyaç anında hakkın beyan edilmesinde sessiz kalmak vebaldir. Batıl ehli batılları ile delil getirememesi ve insanlar arasında tevhid’in gerekliliklerinden ve imanın özünden olan bu tür meselelerin cahilleri kalmaması için, bu cehaletleri ile beraber cehennem çukurlarına yuvarlanmamaları için “Helak olanın açık bir delille helak olması, yaşayanın da açık bir delille yaşaması için” (Enfal: 42)

Allah’u Teala’dan dinimizde bizi korumasını ve iman üzere öldürmesini ve fitnelerden açık ve gizli olanından korumasını diliyoruz.

Peygamberimiz Muhammed (s.a.v)’e, ailesine ve ashabına salat ve selam olsun. Dualarımızın sonu alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd iledir.

Diğer Sayfaları Oku: 1 2

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!

Üyeliksiz yorum yapma seçeneği ehli küfr'ün sokak ağzı ile küfür eden yorumları nedeniyle kapatılmıştır. O nedenle yorum yapacak olanların öncelikle siteye üye olmaları ve giriş yapmaları gerekmektedir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.