Kur’an ve Sünnet Dışındaki Hükümler
Bu mesele Allah’a iman ve tağutu red konusuyla sıkı sıkıya bağlı olduğu için, İslâm alimleri, bu bakımdan Allah’ın kitabı ve Rasûlünün Sünneti dışında herhangi bir şeyle muhakeme olanlara sadece bir tek hüküm vermişlerdir: Müşrik ve kâfirdir. Onlara bu hükümden başka bir hüküm vermemişlerdir. Maalesef zamanımızda müslüman olduklarını iddia eden hakim olsun, hükmedilenler olsun çoğunun durumları böyledir.
Şeyh Ahmed Şakir şöyle diyor:
Daha önce İslâm’ın hakim olduğu bir takım ülkelerde bugün bir takım kanunlar görüyoruz. Avrupa kökenli olan bu kanunlar bazı hususlarda İslâm şeriatine uygun olsa bile gerek esasta olsun gerek teferruatta olsun İslâmla çelişir. Hatta İslâm’ı yıkıp ortadan kaldıracak ve ona ters olan unsurlarla doludurlar.
Bu gerçek, kendisini aldatan veya din hususunda cahil olan ya da bilmeden İslâm’a düşmanlık yapan kimseler hariç herkes için açıktır, bedihîdir. (Tabiki bunlar bahsi geçen hallerin geçerli sebepler olduğunu tanımlamaz)
Şimdi günümüzdeki bu meselenin iç yüzünü ortaya koyacak olan İmam Şafii (r.a.)’nin dakik bir kaidesine göz atalım. Ancak ne varki, bu fıkhi kaide, Allah’ın hükümleri dışında hüküm vazeden ve onları uygulayanlar hakkında ortaya konmamıştır. Çünkü o dönemde İslâm ülkeleri utanç verici böyle bir durum ile karşı karşıya kalmamışlardı.
İmam Şafii bu kaideyi; kaynaklara yani Kur’an ve Sünnete inmeden, oradan delil getirmeden fetva veren alimler için koymuştu.
İmam Şafii 178. risalesinde şöyle diyor: Devamını oku
İslam’da Particilik Yoktur
10 Şubat 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori İslam Akaidi
İslam’da particilik yoktur, destekleyen kafirdir. Çünkü partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokrasi İslam değil küfürdür. Allah demokrasiyi emretmemiştir, Rasulullah demokrasi ile idare etmemiştir.
Demokrasi İslam’la bağdaşmaz, hatta taban tabana zıttır. Demokraside hakimiyet milletin, İslam’da Allah’ındır ve demokraside çoğunluğun kararı geçerlidir, Allah’ın hükmü dikkate alınmaz. İslam’da Allah’ın hükmü geçerlidir, muhalif olanlar çoğunlukta olsa da dikkate alınmaz. Bu nedenle demokrasiyi reddetmek, düşman olmak, imanın gereğidir. Bunun açık delili olarak Allah Teala şöyle buyuruyor;
“Her kim tağutu inkar ederse Allah’a iman etmiş olur”(Bakara 256)
Demek ki tağutu inkar etmeyen iman etmiş olmuyor, iman için tağutu reddetmek gerekiyor.
Tağut, Allah’a karşı haddini aşan mahluktur. Hakimiyet milletindir diyen, demokrasi ve bunun gereği olarak halkı oy vermeye çağıranlar, oy verenler birer tağuttur. Bu konuda Allah Teala şöyle buyuruyor.
“Hüküm ancak Allah’ındır. O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi, emretmiştir. Dosdoğru din işte budur, fakat insanların çoğu bilmezler. (Yusuf 40)







