Misak Ayeti Ne Diyor

30 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

“Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini aldı ve onları kendilerine şahid tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da) evet (rabbimiz olduğuna) şahit olduk dediler.

“Yahut (ne yapalım) daha önce babalarımız Allah’a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onun için biz de onların izinden gittik. Ahdi) iptal edenlerin yüzünden bizi helak edecek misin?” -

“İşte böylece (kâfirlikten) dönmeleri için ayetleri açıklıyoruz.” (Araf 7/172-174)

Şevkani’nin izahı şöyledir:

Bunu yaptık ki mazeret olarak gafleti öne sürmeyesiniz, yahut şirki kendiniz yerine atalarınıza nisbet edip bunlardan biri yahut ikisiyle kendinizi mazur görmeye çalışmayasınız. Eskiden bu iki bahaneyi de mazeret olarak ileriye sürüyorlardı. “Biz onlardan sonra gelme bir nesildik” bu nedenle hakka ulaşamıyor, doğruyu bilemiyorduk.

“Bizi batıl işler yapanların yaptıkları sebebiyle helak mi edeceksin?” Devamını oku

Cehalet Mazeret mi?

16 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

“Görülen hal odur ki, insanların çoğu kötülüklerden, emir ve yasaklardan habersiz halde yaşamaktadırlar, farkında olarak veya olmayarak, kendilerini tehlikeye atmaktadırlar. Onun içindir ki, bir mümin için cehalet mazeret değildir.” Ebu Yusuf Mihdat B. El-Hasan Ali Ferrac’ın İslam Hukuku Açısından Cehalet adlı eserinden esinlenerek hazırlanan bir kısım özettir.

1. Bölüm:

NEBEVİ HÜCCETİN İKAMESİNDEN ÖNCE CEHALET DURUMUNA RAĞMEN ŞİRK SIFATININ GEÇERLİ OLDUĞUNA DAİR DELİLER

1. Delil şu ayetten alınır:

“Eğer Müşriklerden biri senden eman dilerse, Allah’ın kelamını işitip dinleyinceye kadar ona eman ver, sonra (Müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte böyle (kafirlikte ısrar etmeleri) onların bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.” (Tevbe 6)

İmam Taberi, Beğavi, Şevkani, Nevevi gibi alimler bu ayetin tefsirinde Allah’u Teala’nın müşrik olarak vasıflandırdığı kişileri; şeriatın izlerinin yok olduğu ve doğru yolun izlerinin silindiği bir vakitte, cehalet ve fitne ortamında, yaşadıkları hayatın kendilerine sevap veya ikap (ceza) olarak neyi gerektirdiğini bilmeyen insanlar olarak tanımlıyorlar. Bu alimlerin tefsirleri ışığında bu ayet-i kerimeden, cehalet vasfının hakim olması ve şeriatların izinin olmadığı fetret bir dönemde dahi şirk koşan kişiler üzerinden müşrik vasfının kalkmadığını anlıyoruz. Devamını oku

Dini Delilleriyle Yaşamak Bölüm 7

10 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

Mahmud Hicazî’nin Furkan Tefsiri’nden:

Zulmedenlere meyletmeyin. Hiçbir hususta onlara dayanıp güvenmeyin. Zalimlere meyletmek apaçık bir zulümdür. Bu yasak, bizde yaygın halde bulunan manevi bir hastalığı tedavi etmektedir. Bu hastalık, ihtiyaçlarımızı gidermeleri ve çıkarlarımızı korumaları için büyüklere (devlet ileri gelenlerine) sığınmamızdır. Bunun için de onların etrafına sokulur, dalkavukluk ederiz. Hakkı gizler, iyiliği emretmez, kötülüğü yasaklamayız. Allah’ın dinine veya hukukuna tecavüz eden zalimdir. Ya kâfirlerle müşriklere ne dersiniz? Kendi kendilerine, başkalarına, milletlerine, vatanlarına zulmedenlere yönelmeyin. Aksi takdirde size cehennem ateşi dokunur. Allah’tan başka size faydası dokunacak dostlarınız da olmaz. Sonra Allah’tan başka size yardım eden de bulunmaz.

Hülasatü’l-Beyan Fi Tefsiri’l-Kur’an’dan:

Hülasa, zalimlere velev ki azıcık olsun bir meyille meyletmek ve onlara iltifat etmek caiz olmadığı, eğer azıcık bir meyille meyledilirse o meylin, cehennem ateşine sebep olacağı ve o meyilden hâsıl olacak azaptan Allah’tan gayri kurtaracak bir dost bulunamayacağı ve meylettikten sona meyledenlerin hiçbir kimse tarafından yardım olunamayacakları ve yardım olunmaları pek uzak olduğu bu ayetten müstefad olan fevaid cümlesindendir.

İslami anlamıyla hâkimiyetin dışında kalan her türlü hâkimiyet ve İslamın değer yargıları dışında kalan her türlü değerlendirmeye ad olan “cahilî hakimiyet”in mahiyeti hakkında İbni Kesir söz konusu ayet ile ilgili olarak şöyle der: Devamını oku

« Önceki YazılarSonraki Yazılar »