Particiler Mürteddir

10 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Particiler ve onların içinde bulundukları duruma dair bu son yazımızda Allah’u Teala’nın izni ile diğer konularımız olan particiler putperesttir ve particiler kafirdir konuların da kapsayacak şekilde toparlayıcı bir yazı şeklinde ve yeni bakış açıları ile zenginleştirip tamama erdireceğiz.

Bilindiği gibi particiler işledikleri cürümlere göre hem müşrik, hem münafık, hem mürted, hem kafir hem de putperesttirler. Bunların bu hasletleri üzerlerine toplamaları da işledikleri cürümlerin doğal neticesidir. Particiler genel anlamda demokrasinin ve laik cumhuriyetin amansız bekçileri, savunucuları ve Allah (azze ve celle)’nin Din’inin düşmanları demokrasi dininin mensuplarıdırlar. Bunları bu yazı serimizin önceki konularında ve demokrasinin nasıl da aslında İslam karşısında apayrı bir din olduğunu delilleri ile verdiğimiz diğer yazılarımızda da bahsetmiştik. Şimdi bu particilerin son vardıkları nokta olan seçimlerde seçilip de nasıl dinden döndükleri ve mürted olduklarına dair hükümleri yine delilleri ile birlikte zikretmeye çalışacağız biiznillah. Devamını oku

Dini Delilleriyle Yaşamak Bölüm 5

10 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

Bütün bu farklı görüşlerin demokrasi mefhumunu kendi fikir ve ideolojilerinin ifadesi olarak göstermesinde belirli menfaat hesaplarının yattığını anlamak zor değildir. Fakat bu arada demokrasi denilen kavramın, nasıl farklı yön ve zihniyetlere çekilebilecek elastikiyete sahip olduğunu da fark etmek mümkündür!

Bir ikinci husus, demokratik seçimlerin sonucunda halkın, temsilcileri vasıtasıyla yönetime katılması hadisesi olmaktadır. Demokrasinin bu konuda da tam olarak gerçekleşemediği fark edilmektedir. Özellikle halkın siyasi partiler kanalıyla seçtiği milletvekillerini denetlemesinin mümkün olmaması bir yana; onunla normal şartlar altında bile görüşmesi zordur. Ve böyle bir temsil, şekli bir temsilden öteye geçememektedir.

Üçüncü husus; Demokraside düşünülmesi gerekli bir konu da, ferde tanınan aşırı hürriyettir. Birçok araştırmacılar batı demokrasisinin fert ve toplumu, dejenere olabilecek ölçüde bir hürriyet serbestliğine ulaştırmış olduğu kanaatindedirler. Bu noktada topluma zarar veren görüş, davranış ve çalışmalar; ferdi hürriyete engel olunur iddiasıyla serbest bırakılacaktır. İşte demokrasi anlayışının sınır tanımayan veya sınır koysa bile, ferdi hürriyeti ihlal edebildiği iddiası ile ortadan kalkabilecek tarzdaki varlığı, toplumdaki insanların dejenere olmasına yol açıp bozulmayı hızlandıran bir boşluğa sahiptir. Devamını oku

La İlahe İllallah

18 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

“Bir çok kimse: “‘La ilahe illallah’ diyen Cennete girer” hadisini gerek bilinçli gerekse de bilinçsiz olarak yanlış yorumlayarak, sözüm ona Allah’u Teala’dan (haşa) daha fazla rahmet edermiş gibi bu sözü sadece dil ile tekrar etmenin kişiyi Cehennem ateşinden kurtaracağını ve Cennete girmesi için yeterli olacağını sanıyorlar. Oysa durum hiçte öyle değildir,  bu gibi insanlar hadisi gereğince anlayıp kavrayamayan kimselerdir. Çünkü “La ilahe illallah” sözünü anlamadıkları gibi, bu sözle nelerin amaçlandığını da düşünmemektedirler. Eğer iddia edildiği gibi olsaydı, hayatında bir kez bile olsa bu sözü yanlışlıkla söyleyen ancak bu sözün yolundan gitmeyen herkes cennetlik olacaktır gibi mesnetsiz bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Aslında bu hadisin manası şöyledir:

“Allah’tan (c.c.) başka kendisine kulluk edilen tüm mabud ve ilahlardan uzak durmak ve onlarla olan tüm bağları koparmak, bunun yanında Allah’ın (c.c.) emrettiği bütün ibadet çeşitlerini sadece Allah (c.c.) için yapmak gerekir. Kişi bunları sadece Allah’ın (c.c.) rızası için yapmalıdır. Kim de bu kelimenin gereklerini yerine getirmez ya da bir kısmını yapmakla beraber Allah’tan (c.c.) başka şeylere de (mesela, velilere ve salihlere) ibadet eder, onlar adına adak adar ve benzeri şirkleri işlerse, işte bu kimse yaptığı tüm güzel amelleri yıkmış, tüm ecrini gidermiş ve bu kelimeyle çelişmiş olur. Artık onun davasının kendisine hiçbir yararı olmaz. Devamını oku

Sonraki Yazılar »