Müşrik Demekten Korkanlar

09 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Şirk veya İslâm’ın niteliklerini belirleme açısından, bu dinin şeriatiyle itikadı arasında hiç bir fark yoktur. Hatta bu anlamda şeriat, itikattan bir parçadır. Daha kısa ifadesiyle şeriat, itikat demektir. Çünkü şeriat, itikadın pratikteki tercümesidir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de böylece tecelli etmiştir. Gerçek şu ki, “din kavramı”, bu dinden kimselerin gönlünden uzaklaşmış bulunmaktadır. Düzenli olarak gerçekleşen bu kopuş, çirkin ve barbarca pek çok yöntemin kullanıldığı uzun çağların ürünüdür. Bugün “hakimiyet” sorunu – bırak bu dine hiç bir değer vermeyen sapıtmış düşmanları – bizzat İslâm’ı savunan kimseler tarafından bile itikattan ayırdedilmiştir. Akideden ayrı bir şey olarak düşünülmektedir. Hakimiyete, akideye duydukları ölçüde ilgi duymayan bu insanlar, hakimiyeti tanımamayı, dinden çıkış saymamaktadırlar. Oysaki bir itikat veya ibadeti tanımayan kimseleri din dışı sayanlar da aynı kimselerdir.

Gerçekte bu din; itikat, ibadet ve şeriati birbirinden ayırmayı reddetmektedir.

Eğitilmiş odakların çağlar boyu süren çalışmaları sonunda “hakimiyet” sorunu, ne olduğu belirsiz bir biçime girmiştir. Bu dinin en yaman savunucuları bilinen kimselerin bile kabullendikleri bir biçime… Devamını oku

İlah Nedir?

09 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Kavramlar

Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de “ilâh” kavramıdır. Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz. Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram, iman ile şirk (ortak koşma) arasındaki farkı ortaya koyar. Sözlük anlamı; ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelinen, kulluk edilen, mâbud haline getirilen, alışılan, düşkün olunan demektir. Kendisinden türediği ‘elihe’ fiili; yönelmek, düşkün olmak, kulluk yapmak, örtmek, gizlemek, alışmak gibi anlamlara gelmektedir.

Kavram olarak; “kendisine ibâdet edilen, mâbud sayılan her şey, her şeyden çok sevilen, ta’zim edilen kutsal varlık” anlamında kullanılmaktadır. Tapınılan, kendisine ibâdet edilen, üstün sayılan bütün mâbudların ortak adı “ilâh”tır. Türkçede bunu “tanrı” kelimesi ile karşılarız. İslâmî istılahta ilâh; tapınılan, kendisine ibâdet edilen demektir. İlâh; ibâdet edilmeye lâyık, yani kudret ve kuvveti önünde huşû ile boyun eğip ibâdet ve itaat etme gereği duyulan, herşeyin O’na muhtaç olduğu bir varlık demektir. İlâh kelimesi, gizlilik ve esrârengizlik mânâlarına da gelir ki, böylece ilâh, görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır. İlâh, İslâmî ıstılahta şu anlamlara gelir: “Otorite sahibi, kanun koyan, ibâdet edilen, rızık veren, hesaba çeken, kendisine ihtiyaç duyulan.” İlâhlık ve otorite birbirini gerektirir. İlâh denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi Allah (c.c.) gelmelidir. Devamını oku

Zahiri İnsan Aslı Domuz

02 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Yüce Rabbimiz’in tüm yarattıklarından üstün tuttuğu insan’ın kendi eli ile yaptıklarından dolayı nasıl da aşağıların aşağısı bir mahluk olduğuna ve nasıl olup da domuzlaştığına bu makalemizle değinmeye çalışacağız inşallah.

Çevremize baktığımızda binlerce, milyonlarca insan görüyoruz ve hepsinin yüzleri, renkleri farklı ve yaradan’ın en güzel şekilde yarattığı ve yaptığı güzel amellerle de yarattıklarının en üstünü olabilen insanları… Peki ya içleri, acaba iç dünyalarında da Rabbimiz’in onları yarattığı fıtrat üzere kalmayı başarabilmiş ve verdikleri “La İlahe İllallah” sözüne sadık kalabilmişler mi. Yoksa zahiri insan, aslı domuz hatta ondan daha aşağı varlıklar haline mi gelmişler?

Kalpleri yarıp bakmak ve içinde gizlediklerini görüp açığa çıkartmak gibi bir imkanımızın olmadığını bilerek “Aslı Domuz” olanları yine Resulullah (s.a.v)ın sünneti ışığında Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ile bu inkarcıların yüzlerinin gerisindeki olanı ortaya çıkarmaya çalışacağız inşallah.

Hani güzel bir laf vardır: Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Biz de aynen böyle yaparak küfür ehlinin durumunu, onların sözlerine bakarak değil de hallerine ve hal dillerine bakmak sureti ile tespite çalışacağız inşallah. Rabbim Hakkı Hak olarak bilip, batılı da batıl olarak bilip ayırt etmeyi samimi her kalbe nasip etsin inşallah. Devamını oku