Müslümanlar ve İslam’ın Devleti
12 Mayıs 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori C. Hocaoğlu
Besmele, hamdele ve salveleden sonra…
,,De ki: Rabb’im, beni (gireceğim yere) doğruluk girişiyle girdir, beni (çıkaracağın yerden) doğrulukla çıkar. (Beni nereye göndereceksen, hoş bir şekilde oraya girdir ve çıkacağım yerden de, beni hoş bir şekilde çıkar). Bana katından, yardım eden bir delil ver. De ki: Hak geldi, batıl gitti, zaten batıl yok olmaya mahkümdur. Biz Kur’an’dan, mü’minlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. (Kur’an, mü’minlere şifadır. inananlar onunla dünya ve ahiret dertlerinin şifasını bulurlar. Onun din ve dünyaya ait hükümlerine uyarak ruhen huzura kavuşurlar.) Ama Kur’an zalimlerin ziyanını arttırmaktan başka bir katkıda bulunmaz. (Çünkü onlar Kur’an’ı inkâr ederler. inkârlarından ötürü de hüsranları artar.)” (isra, 80-82)
Cenab-ı Hakk ve Feyyaz-ı Mutlak cümlemize ve cümlenize medetler, inayetler ihsan eyleye! Uzaktan yakından bu cami-i şerif’e gelen din kardeşlerimizin ve bizim kusur ve küsürlarımızı afv-u mağfiret eyleyip, onların da bizim de, makamlarımızı Cennet’ül-Firdevs eyleye! Yüce Mevlâ’mız bu arada, şu anda okuduğum ayet-i kerime’lerin manasını anlayan, kavrayan, ruhuna nüfuz eden, şuuruna varan, dolayısıyla dünya ve ahiret saadetine mazhar olan kullanndan eyleye!
Allah’a şükürler olsun, bu sene de feyiz, bereket ve devlet getiren, İslam’ın devletini getiren hicrî yılbaşının, hicrî hareketin 1403. yılını idrak etmiş bulunuyoruz. Hepinize ve hepimize mübarek olsun, tebrik ederiz! Devamını oku
Hilafetin İlgası Bölüm 2
11 Mayıs 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori Mustafa Sabri
Giriş
Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin” “Çünkü böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”
“Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü O, çok zalim, çok zalimdir.” (el-Ahzab sûresi)
“Allah, iman edenleri dünya hayatında da, ahirette de değişmeyen sözle sağlam yolda yürütür. Buna mukabil Allah zalimleri saptırır. Allah dilediğini yapar.” (İbrahim, 27)
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. işte onlara rüsvay edici bir azap vardır.” (Lokman, 6)
“Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş-başa bırak.” (En’âm, 112) Devamını oku
İslamda Askerliğin Hükmü 5
Tağutların yardımcıları ve destekçileri ile savaşmak, Müslümanların icması ile vaciptir. Bu konuda ancak, tağutun hakikatini ve onu inkarın vücubiyetini bilmeyen ve tevhidin temellerinden ve gerekliliklerinden haberdar olmayan bir kimse şüphe edebilir.
Bu nedenle Şeyhu’l-İslam, Müslümanları zillete düşürmeleriyle, Mescidi Aksa’yı yıkmalarıyla, -kelimeyi şahadete ve bazı İslami şiarlara bağlı olduklarını iddia etmekle birlikte- Müslümanların mallarını yağmalayıp erkeklerini esir alarak yurtlarından çıkarmalarıyla dinin hürmetini çiğneyen Tatarlardan bahsederken şunları söylemektedir:
“Bunlardan ve başkalarından, -İslam şeriatının zahiri ve kesin olan hükümlerine bağlanmaktan imtina edenlere- İslam şeriatına bağlanana kadar savaşılması gereklidir. Tıpkı Ebu Bekir es-sıddık (r.a)’ın ve diğer sahabelerin, zekat vermeyenlerle savaşmaları gibi. Ömer’in (r.a), Ebu Bekir (r.a) ile münazarasından ve diğer sahabelerin kitap ve sünnet ile amel ederek; İslam’ın hükümlerinin yürürlüğe geçmesinin gerekliliği üzerine savaşılması konusunda görüş birliğine varmasından sonra tüm fakihler bu konuda ittifak etmişlerdir.”
Devamında şöyle diyor: “Farz olan bazı namazları, orucu veya haccı yerine getirmekten imtina eden herhangi bir grup ya da insanların mallarının ve kanların, içkinin, zinanın ve kumarın haramlığına bağlı kalmayan bir taife yada evlenilmesi haram olanlarla evlenmekten, kafirlerle cihad etmekten, ehli kitaptan cizye almaktan veya bunların dışında –terkinde ve inkarında hiç kimsenin mazur olamayacağı ve vacipliğini inkar edenin kafir olacağı- dinin haramlarını ve vaciplerini yerine getirmekten geri durmakla birlikte mümteni olan herhangi bir grup; her ne kadar bunları kabul ediyor olsalar da onlarla savaşılır. Ben bu konuda alimler arasında herhangi bir ihtilaf bilmiyorum.” Devamını oku







