Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 3

07 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Risalemizin birinci kısmı olan Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 1 ve ikinci kısmı olanMahkemeye Cevaz Reddiyesi 2 kısımlarından başlamanız konu bütünlüğü açısından önemlidir.

İbn Kesir ve İbn Kayyım’ın da ifade ettikleri üzere Allah Subhanehu ve Teala, ayet-i kerimesinde ‘hayır’ ve ‘iman etmiş olmazlar’ nefy (olumsuzluk edatlarını tekrar ederek ve yine aynı şekilde ‘rabbine yemin olsun ki’ diye kendi, mukaddes nefsine yemin ederek ihtilaf halinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’ı hakem yapmayanların imanlarının olmadığını kesin bir dille vurgulamaştır. ‘Hayır’ anlamına gelen ‘La’nın yeminden önce gelmesi, onların imanlarını yok saymaya ve onun oldukça güçlü bir nefy olduğunu açıklamak içindir. Ve yine kasem, yani yeminden sonra nefy edatı olan ‘La’nın tekrar zikredilmesi, onların imanlarının olmadığını tekrarlamak ve manayı daha da kuvvetlendirmek içindir. Yani o kimseler “kesinlikle ve kesinlikle kendilerini küfürden kurtarıcı bir şekilde iman etmiş olmazlar” demektir. Bu sebeple ifade de mutlak iman yani imanın hakikati nefyedilmektedir. Bu ifadeyi kemali iman olarak tefsir etmek caiz değildir. Nitekim İbn Hazm (rahimehulah) bu ayeti zikrettikten sonra şöyle demektedir: “Bu ayet zahir (açık) bir nasstır. Tevil ve tahsis edilemez. Bunu açık manasından başka manaya çeken bir başka ayet veya ‘tam iman etmiş olmaz’ şeklinde tahsis edilecek her hangi bir destek veya delil yoktur.” (İbn Hazm, el-Milal-ven-Nihal: 3/138-139, Kahire, Mektebetu’l-Hancı, ts.) Devamını oku

Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 2

07 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Öncelikle yazımızın birinci bölümünü okumayanlar mahkemeye cevaz reddiyesi 1 isimli konudan başlaması çok daha uygun olacaktır.

Üçüncü Bölüm: İbn Hazm Kimdir?

İbn Hazm (rahimehullah)’ın aşağıdaki sözleri kendisinin murad ettiği şekilde anlayabilmek için öncelikle onu ve fıkhını az da olsa bilmek gerekmektedir.

İbn Hazm’ın asıl adı: Ali b. Ahmed b. Said b. Hazm b. Galib b. Salih b. Halef b. Ma’den b. Süfyan b. Yezid el-Farisi el-Endülüsi el-Kurtubi el-Yezidi’dir. (ez-Zehebi, Siyer’u A’lam’u Nubela: 18/184 [Beyrut, Muessesetü’r-Risale, ts] ) 384/994 yılında doğmuş, 456/1064 yılında vefat etmiştir.

İbn Hazm (rahimehullah) hem asli hem de fer’i meselelerde nass’ların zahirine itibar eder. Nassların zahirleri gibi delaletlerinin de açık olduğunu savunur. Akideye ait meselelerde nassları tevil etmeksizin zahiri üzerine alır. Ahad hadisi, akideye ve fıkha ait meselelerde delil olarak kabul eder. Taklidi, avam için dahi reddeder ve bunun haram olduğu görüşünü benimser. Bu konuda şöyle der: Devamını oku

Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 1

06 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Mukaddime

Bu risale aşağıdaki soruya cevap olmak üzere batılı giderip, hak olanı ortaya koymak gayesiyle ve sadece Allah Tebareke ve Teala’nın rızasına ulaşmak için yazılmıştır.

Soru:

Geçmişte Müslüman olmak ve Müslüman kalmaktan başka hedefleri olmayan kimselere tağutlardan hüküm istemenin küfür olduğunu söyleyen ve bu akideye davet eden fakat zamanla bu akideden dönen bazı kimseler, toplum nazarındaki konumlarının ve menfaatlerinin elden gitmesinden korkarak değişen bu akidelerini uzun zaman saklamışlar ve gelişen bazı olaylar neticesinde bu akidelerini açıklamak mecburiyetinde kalmışlardır. Bu kimseler tağutlardan hüküm istemenin küfür olmadığına delil olarak şunları söylemekteler; Devamını oku

Sonraki Yazılar »