Müşrik Demekten Korkanlar
Şirk veya İslâm’ın niteliklerini belirleme açısından, bu dinin şeriatiyle itikadı arasında hiç bir fark yoktur. Hatta bu anlamda şeriat, itikattan bir parçadır. Daha kısa ifadesiyle şeriat, itikat demektir. Çünkü şeriat, itikadın pratikteki tercümesidir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de böylece tecelli etmiştir. Gerçek şu ki, “din kavramı”, bu dinden kimselerin gönlünden uzaklaşmış bulunmaktadır. Düzenli olarak gerçekleşen bu kopuş, çirkin ve barbarca pek çok yöntemin kullanıldığı uzun çağların ürünüdür. Bugün “hakimiyet” sorunu – bırak bu dine hiç bir değer vermeyen sapıtmış düşmanları – bizzat İslâm’ı savunan kimseler tarafından bile itikattan ayırdedilmiştir. Akideden ayrı bir şey olarak düşünülmektedir. Hakimiyete, akideye duydukları ölçüde ilgi duymayan bu insanlar, hakimiyeti tanımamayı, dinden çıkış saymamaktadırlar. Oysaki bir itikat veya ibadeti tanımayan kimseleri din dışı sayanlar da aynı kimselerdir.
Gerçekte bu din; itikat, ibadet ve şeriati birbirinden ayırmayı reddetmektedir.
Eğitilmiş odakların çağlar boyu süren çalışmaları sonunda “hakimiyet” sorunu, ne olduğu belirsiz bir biçime girmiştir. Bu dinin en yaman savunucuları bilinen kimselerin bile kabullendikleri bir biçime… Devamını oku
Din Nedir Bilmeden Dindar Olunmaz
Yüce Allah’ın, rıza ve dileği dairesinde tanımını yaptığı “din” Allah’a ilişkin her tür inanç, demek değildir. Din, Allah’a ilişkin değişik inanç biçimlerinden sadece biridir. Bu da kesin ve net olan “mutlak tevhid (ortaksız birleme)” biçimidir. Yani insanın, yapacağı ibadetle Allah’ın İlahlığını birlemesidir. Tıpkı kainattaki diğer yaratıklar gibi… Yine din, Allah’ın beşer ve tüm kainat üzerindeki sürekli egemenliğini birlemektir. Bu da, her şeyin sadece Allah’la kaim olması demektir. Allah’tan başkasının değişmez ve sabit varlığının bulunmaması demektir. İşte bundan dolayı Allah’ın, kullarından kabul ettiği tek din İslâm’dır.
“Allah katında din, sadece İslâm’dır.” (Al-i İmran: 19)
Demek ki, din, sadece İslâm’dır.
Bu durumda din, İlâhî egemenliğe mutlak teslimiyetten ibarettir. Hayatın her şeyi için sadece bu kaynaktan bilgi almak ve bu kaynağın yapısı olan Allah’ın Kitabını hakem kılmaktır. Öyleyse din, soyut bir dava, belirsiz bir bayrak ve sadece dille söylenen bir kelime değildir. Kalbin hareketsizce barındırdığı bir düşünceden veya kişilerin namaz hac ve oruç gibi vesilelerle yerine getirdikleri alâmet türünden ibadetler de demek değildir. Hayır!.. Bu, Allah’ın insanlardan din diye sadece kendisine teslim olmalarını dilediği İslâm değildir. Çünkü İslâm, teslimiyet demektir. Devamını oku
Şirk Nedir?
Hamd, sana ve övgülerin en güzeli, ezelde ve ebedde var olan, lutfuyla kâinatı ve bizleri yaratıp var eden, sayısız nimetlerle yaşatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Allah (c.c)’a mahsustur.
Salât ve Selam da, Âlemlerin Rabb’i tarafından sevilen, insanların ise tanıyıp, idrak edebilme nisbetince sevebildikleri, efendimiz, önderimiz, rehberimiz Hz.Muhammed Mustafa’ya, ailesine, ashabına ve onun yolunu izlemeye calısan ümmeti üzerine olsun.
Şirk kavramı, yaşadığımız coğrafyada ki insanlarımızın doğru yada yanlış genel olarak duydukları veya bildikleri bir kavramdır.
ŞİRK: Ortak olmak manasına gelen “Şe-Ri-Ke” fiil kökünden bir mastar olan “şirk” kelimesi; ortak koşma, ortak tanıma anlamına gelir. İslami pratikteki anlamı ise âlemlerin Rabb’ı olan Allah (c.c)’a zatında ve sıfatlarında eş koşmak veya Allah’a ortak isnat etmektir. Devamını oku








