Öyle Bir Rüya Gördüm Ki!

06 Eylül 2011 Yazan  
Kategori Editörden

Bugün öyle bir rüya gördüm ki, hem de gözleri açık :) Allah (azze ve celle) izin verirse bu riyamı sizlerle paylaşmak istiyorum. Allah’u Teala hayırlara vesile kılsın inşaallah.

Rüyamda bir Müslüman topluluğunun içindeydim, o topluluktaki herkes namaz vakti konusunda o kadar hassastı ki yahudilerin balıkları gibi dükkanlarına doluşan müşterilerinin yoğunluğuna aldırmadan namazlarının vaktini yine de geçirmiyorlardı. İşlerine gösterdikleri önem ve ehemmiyetin kat kat fazlasını Müslüman kardeşlerine gösteriyorlardı. Kardeşleri arasında ziyaretleşeceklerinde mutlak suretle fakirler yahut durumu çok daha az iyi olanları önceliyorlar, onların hallerini hatırlarını sormayı asla ihmal etmiyorlardı. Bir Müslümandan eğer 1 aydan fazla haber alamadıkları olduğunda kendisinden gidip helallik istiyorlar, “ama o gelmiyor” demeden onu Allah (azze ve celle) için sevdiklerini gösteriyorlarlardı. Birbirlerine asla kaş göz işareti ile yahut yanındakini hafifçe dürterek “kalk gidelim, hadi yeter, sıkıldım, şuna bak!” anlamına gelecek şekilde işaretleşmiyorlardı.

İşlerinin biraz olsun düşeceğini bilmelerine rağmen Pos cihazı gibi kendilerini bankaların bir çalışanı haline getirmiyor, müşterilerini “bunlar müşrik, bunların malı helal, o zaman kandırabiliriz” gibi bir düşüncede olmaksızın (her ne kadar doğru da olsa) o kadar dürüst davranıyorlardı. Çalıştıkları için Allah’u Teala onlara mal ve para veriyordu, onlar ise dünün fakirleri, ellerinde hiç bir şeyleri olmayan kişiler olduklarını unutmaksızın takvaya sarılarak ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını “cömertçe” gideriyorlardı. Hatta öylesine ki kendi evlerine almadıklarını, kendi çocuklarına giydirmediklerini, kardeşlerine götürüyorlardı. Malın en iyisini seçiyorlardı, sadakanın da en iyisini… Devamını oku

Okul Fitnesi

10 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Risaleler

Tevhid düşmanları İslam tarihi boyunca edindikleri tecrübeler doğrultusunda bu Din’i direk olarak etkisiz kılamayacaklarını görebilecek bir geçmişe sahiptirler. Bu nedenle en geçerli metod olarak İslam ve özellikle İslam’ın direği olan Tevhid’i kavramların içlerini boşaltmak sureti ile bu Din’e karşı sürdüre geldikleri savaşı günümüz hizmetkarları ile son hızla sürdürmektedirler.

Özellikle ilk çıkışı itibari ile Tevhidi görünen ve sonrasında Tağuti güçlerce üzerlerine uygulanan baskı sonucunda bir anda sanki mutasyona uğramışçasına Tağutlar ile aynı çizgiye, onların rızasına uygun gelen görüşleri kuşanarak toplumun karşısına çıktılar. Özellikle de Tevhid ile yeni tanışan veya tanışmak üzere olan Müslüman’lar için de büyük bir fitne haline geldiler.

Böylelikle sözüm ona Tevhid çizgisindeki insanlara şirin görünecek, tağutlara karşıymış gibi söylemleri kuşanacak ve devamında da alttan alta Tevhid’in altını oyarak egemen güçlere olan hizmetlerini sürdürecekler.

Bu fitnecilerin hedef kavramları arasındaki en güncel mesele Okul Fitnesi olarak gün yüzüne çıkıyor. Muvahhid Müslümanlar’ın bugüne kadar tağut ve ona bağlı kurumlardan sakınması dahilinde uzak durdukları, çocuklarını asla göndermedikleri tağut’un eğitim sistemi yaldızlı sözlerle sarmalanarak artık meşrulaştırılma yoluna gidiliyor oluşuydu. Devamını oku

Dini Delilleriyle Yaşamak Bölüm 7

10 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori İslam Akaidi

Mahmud Hicazî’nin Furkan Tefsiri’nden:

Zulmedenlere meyletmeyin. Hiçbir hususta onlara dayanıp güvenmeyin. Zalimlere meyletmek apaçık bir zulümdür. Bu yasak, bizde yaygın halde bulunan manevi bir hastalığı tedavi etmektedir. Bu hastalık, ihtiyaçlarımızı gidermeleri ve çıkarlarımızı korumaları için büyüklere (devlet ileri gelenlerine) sığınmamızdır. Bunun için de onların etrafına sokulur, dalkavukluk ederiz. Hakkı gizler, iyiliği emretmez, kötülüğü yasaklamayız. Allah’ın dinine veya hukukuna tecavüz eden zalimdir. Ya kâfirlerle müşriklere ne dersiniz? Kendi kendilerine, başkalarına, milletlerine, vatanlarına zulmedenlere yönelmeyin. Aksi takdirde size cehennem ateşi dokunur. Allah’tan başka size faydası dokunacak dostlarınız da olmaz. Sonra Allah’tan başka size yardım eden de bulunmaz.

Hülasatü’l-Beyan Fi Tefsiri’l-Kur’an’dan:

Hülasa, zalimlere velev ki azıcık olsun bir meyille meyletmek ve onlara iltifat etmek caiz olmadığı, eğer azıcık bir meyille meyledilirse o meylin, cehennem ateşine sebep olacağı ve o meyilden hâsıl olacak azaptan Allah’tan gayri kurtaracak bir dost bulunamayacağı ve meylettikten sona meyledenlerin hiçbir kimse tarafından yardım olunamayacakları ve yardım olunmaları pek uzak olduğu bu ayetten müstefad olan fevaid cümlesindendir.

İslami anlamıyla hâkimiyetin dışında kalan her türlü hâkimiyet ve İslamın değer yargıları dışında kalan her türlü değerlendirmeye ad olan “cahilî hakimiyet”in mahiyeti hakkında İbni Kesir söz konusu ayet ile ilgili olarak şöyle der: Devamını oku

Sonraki Yazılar »