İslamda Askerliğin Hükmü 7
Bilindiği üzere, hüccet ulaştığından ve ikame edildiğinden dolayı sapık imamlara tabi olmak insanı mazur kılan meselelerden değildir. Zira ne zaman insanları saptıran varsa bunun karşısında hak ehlinden ona muhalefet edende bulunmuştur. Sapık imamların bulunması Allah’ın hüccetini ikame edenlerin bulunmasına bir mani değildir. Bu nedenle Allah’u Teala, yöneticilerine, efendilerine ve büyüklerine tabi olanları mazur görmemiştir. Allah’u Teala şöyle buyuruyor: “O zaman kendilerine uyulanlar, uyanlardan hızla uzaklaşır. O azabı görmüş, aralarındaki bütün bağlar da kopup gitmiş olacaktır. Uyanlar: ‘Bizim için bir dönüş olsaydı da bizden uzaklaşıp gittikleri gibi biz de onlardan uzaklaşırdık.’ Derler. Böylece Allah amellerini aleyhlerindeki hasretler halinde kendilerine gösterecektir. Ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir. (Bakara: 166-167)
Allah’u Teala, kafirlerin babalarından bulunduklarına tabi olup Allah’ın indirdiği haktan ve Sırat-ı Müstakim’den yüz çevirmelerini aşağılayarak şöyle buyuruyor: “Onlara: ‘Allah’ın indirdiğine uyun denildiği zaman, onlar: “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.’ Derler. Ya ataları bir şeye akıl erdirememiş ve doğru yolu bulamamış idiyseler?” (Bakara: 170) Yine başka bir ayette: “Onlara: ‘Allah’ın indirdiğine ve Resulü’ne geliniz’ denildiği zaman: ‘Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter’ dediler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu gitmeyen kimseler idiyse?” (Maide: 104) Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de kafirlerden olan güyüklerine itaat edenleri lanetleyip onları kafirler olarak adlandırmıştır. Devamını oku
Rab Nedir?
Yüce Allah’ın güzel isimlerinden biri. Sözlükte “Rabb” kelimesi mâlik, yaratıcı, sâhip, bir şeyi ıslâh eden, terbiye eden, efendi anlamlarını ifade etmektedir.
İbnul-Enbârî’ye göre Rabblık, yani bir şeyin Rabbi olmak üç mânâya gelir:
1. Mâlik olmak; yani tasarrufu, kudreti altında bulunan her şeyin yegane sahibi ve idarecisi olmak. İşte sadece o Rabb, bütün onların sahibi, yöneticisi ve istediği gibi, ilmine ve iradesine uygun olarak tasarrufta bulunandır.
2. Kendine itaat edilecek, boyun eğilecek efendi anlamını da ifade eden Rabb, Kur’an-ı Kerim’deki “Mevlâ” kelimesiyle eş anlamlıdır. Yine o Rabb, kendisine itaat edilecek, emirlerine uyu-lup, yasaklarından uzak durulacak yegâne, tek efendi anlamına da gelir.
3. Rabb; ıslâh eden, arıtıp, saflaştırıp, olgunlaştıran anlamındadır. Yani o Rabb, her şeyi düzelten, sivrilikleri, çıkıntıları tesviye eden, tam bir şekilde halden hale geçirerek düzenleyen, terbiye edendir. Bilindiği gibi Rabb kelimesinin asıl mânâlarından biri de “terbiye eden” anlamıdır.
Devamını oku
İlah Nedir?
Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de “ilâh” kavramıdır. Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz. Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram, iman ile şirk (ortak koşma) arasındaki farkı ortaya koyar. Sözlük anlamı; ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelinen, kulluk edilen, mâbud haline getirilen, alışılan, düşkün olunan demektir. Kendisinden türediği ‘elihe’ fiili; yönelmek, düşkün olmak, kulluk yapmak, örtmek, gizlemek, alışmak gibi anlamlara gelmektedir.
Kavram olarak; “kendisine ibâdet edilen, mâbud sayılan her şey, her şeyden çok sevilen, ta’zim edilen kutsal varlık” anlamında kullanılmaktadır. Tapınılan, kendisine ibâdet edilen, üstün sayılan bütün mâbudların ortak adı “ilâh”tır. Türkçede bunu “tanrı” kelimesi ile karşılarız. İslâmî istılahta ilâh; tapınılan, kendisine ibâdet edilen demektir. İlâh; ibâdet edilmeye lâyık, yani kudret ve kuvveti önünde huşû ile boyun eğip ibâdet ve itaat etme gereği duyulan, herşeyin O’na muhtaç olduğu bir varlık demektir. İlâh kelimesi, gizlilik ve esrârengizlik mânâlarına da gelir ki, böylece ilâh, görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır. İlâh, İslâmî ıstılahta şu anlamlara gelir: “Otorite sahibi, kanun koyan, ibâdet edilen, rızık veren, hesaba çeken, kendisine ihtiyaç duyulan.” İlâhlık ve otorite birbirini gerektirir. İlâh denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi Allah (c.c.) gelmelidir. Devamını oku







