Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 2
Öncelikle yazımızın birinci bölümünü okumayanlar mahkemeye cevaz reddiyesi 1 isimli konudan başlaması çok daha uygun olacaktır.
Üçüncü Bölüm: İbn Hazm Kimdir?
İbn Hazm (rahimehullah)’ın aşağıdaki sözleri kendisinin murad ettiği şekilde anlayabilmek için öncelikle onu ve fıkhını az da olsa bilmek gerekmektedir.
İbn Hazm’ın asıl adı: Ali b. Ahmed b. Said b. Hazm b. Galib b. Salih b. Halef b. Ma’den b. Süfyan b. Yezid el-Farisi el-Endülüsi el-Kurtubi el-Yezidi’dir. (ez-Zehebi, Siyer’u A’lam’u Nubela: 18/184 [Beyrut, Muessesetü’r-Risale, ts] ) 384/994 yılında doğmuş, 456/1064 yılında vefat etmiştir.
İbn Hazm (rahimehullah) hem asli hem de fer’i meselelerde nass’ların zahirine itibar eder. Nassların zahirleri gibi delaletlerinin de açık olduğunu savunur. Akideye ait meselelerde nassları tevil etmeksizin zahiri üzerine alır. Ahad hadisi, akideye ve fıkha ait meselelerde delil olarak kabul eder. Taklidi, avam için dahi reddeder ve bunun haram olduğu görüşünü benimser. Bu konuda şöyle der: Devamını oku
Fark
12 Mayıs 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori İbni Teymiyye
ALLAH’IN VELİLERİ İLE ŞEYTANLARIN VELİLERİ ARASINDAKİ FARK
“Haberiniz olsun ki- Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar asla…” (Yunus: 10/62)
Yalnız Allah’a hamdederiz. Sadece O’ndan yardım bekler, doğru yola götürülmeyi yalnız O’ndan talep ederiz. Günahlarımızın bağışlanmasını yalnız O’ndan niyaz eder; nefislerimizin şehvetlerinden ve sapmalarından doğan kötü ve çirkin hareketlerimizin belalarından sadece ve sadece O’na sığınırız.
Allah bir kimseyi doğru yola getirmişse, onu o doğru yoldan ayıraca yoktur. Kimi de eğri yola saptırmışsa, o eğri yoldan doğru yola getirecek güçte hiç kimse bulunmaz.
Allah’tan başka itaat edilecek hiçbir merciin bulunmadığına iman ederiz. O birdir. Eşi ve ortağı yoktur. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir. Bundan hiçbir şüphemiz yoktur. Allah, onu, bütün dinlerin tamamlayıcısı ve dosdoğru yola götürücü bir önder olarak göndermiştir. Böyle olduğuna Allah da şahittir, ben de kesinlikle şehadet ederim!..
Allah, dinleri tamamlayıcı olarak gönderdiği kendi Ra-sulü’nü, kıyamete yakın bir zamanda tebşir edici, kötü sonuçlardan sakındırıcı, Allah’ın doğru yoluna çağına olarak göndermiş ve onu, karanlıkların perdesini yırtan bir meşale, alemi aydınlatan bir parlak güneş kılmıştır. İnsanlara, sapık yollardan kurtulup doğruyu bulma çarelerini göstermiş, ilmini öğretmiş, azgınlıklardan kurtulmanın prensiplerini onunla göstermiş; kör gözleri onunla açmış, sağır kulakları onunla duyar hale getirmiş, gerçeklere kapanmış kalpleri onunla parlatıp açmış; hak ile batılın, doğruyla eğrinin, sükûnetle azgınlığın, imanla küfrün, cennet ehli talihlilerle cehennem ehli talihsizlerin, Allah düşmanları ile dostlarının arasını onunla ayırmış, gerçekleri onunla tebliğ etmiştir. O hak ile batılın arasında tek terazi, tek şablondur. Devamını oku
Allah’ı Bilmeyenlerin Özellikleri
11 Mayıs 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori İbni Kayyim
Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını bilmeyen / bunlara karşı cahil olanlar, bunları iptal edenlerdir. Mahlukata Allah’ı nefret ettirenlerdir. Bilmeyenleri, onları Allah’ı sevmeye ve O’na itaat ederek dost olmaya götürecek yolu insanlardan kesenlerdir. Biz de bunlardan bazılarını sırayla belirtecek olursak:
1 - Kendileri nefsi zayıf kimseleri gördüklerinde, onlara, ne kadar da uzun sürse, kul ne kadar da uğraşsa, gerek zahiren ve gerekse bâtınen hepsini yerine de getirse, hiçbir itaatin Allah’a faydalı olmayacağını söylerler.
Buna ek olarak, kulun, Allah’ın tuzağından emniyette ve güvende olmadığını; bilakis Allah’ın itaatkar ve muttaki kulunu camiden alıp kumarhaneye, tevhidden ve zikirden alıp şirke ve şarkı-türküye götüreceğini ve kalbini halis imandan küfre döndüreceğini de söylerler. Bunu söylerken de hiç anlamadıkları hâlde sahih olan bazı delilleri öngörmektedirler. Ancak yorumları bâtıl olup, masum olan Hz. Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisi değildir. Bunun gerçek tevhid olduğunu sanırlar. Bunun üzerine şu âyetleri okurlar: Devamını oku







