Mahkemeye Cevaz Reddiyesi 1
Mukaddime
Bu risale aşağıdaki soruya cevap olmak üzere batılı giderip, hak olanı ortaya koymak gayesiyle ve sadece Allah Tebareke ve Teala’nın rızasına ulaşmak için yazılmıştır.
Soru:
Geçmişte Müslüman olmak ve Müslüman kalmaktan başka hedefleri olmayan kimselere tağutlardan hüküm istemenin küfür olduğunu söyleyen ve bu akideye davet eden fakat zamanla bu akideden dönen bazı kimseler, toplum nazarındaki konumlarının ve menfaatlerinin elden gitmesinden korkarak değişen bu akidelerini uzun zaman saklamışlar ve gelişen bazı olaylar neticesinde bu akidelerini açıklamak mecburiyetinde kalmışlardır. Bu kimseler tağutlardan hüküm istemenin küfür olmadığına delil olarak şunları söylemekteler; Devamını oku
Ölülerden Yardım İsteme
10 Haziran 2010 Yazan Ebu Hamza
Kategori İslam Akaidi
Şirk ve çeşitleri hakkındaki diğer bir mesele de kabir tapıcılığı veya ölülerden yardım isteme şirkidir ki yaşadığımız toplumda çok yaygın ve en çok rağbet edilen şirk çeşididir. Genellikle bilgisiz ve cahil halk tarafından gerek üniversite ve benzeri imtihan zamanında ve gerekse de diğer günlerde milletin akın akın kabirlere koşarak oralarda yatanlardan yardım istemek sureti ile şirk bataklığına bulaşmaktadır. Günümüz şeytani, batıl bir çok tarikat ehlinin de sıklıkla şirke girdiği alanlardan birisidir ki zaten kafirliğin öncüsü ve yaygınlaşmasına sebebiyet veren asıl unsur bunlardır.
İbni Kayyım Rahimetullhi Aleyh şöyle der:
“Şirk çeşitlerinden birisi de, kişinin ölülerden yardım beklemesi, onlardan ihtiyaçlarının giderilmesini istemesi ve onlara yönelmesidir. Bu şirk türü, esas bakımından dünyadaki şirkin temelini oluşturur. Halbuki, ölen kimsenin kendisine bile menfaat sağlamaya ya da bir zarar vermeye gücü yetmez. Durumu böyle olan biri, nasıl olur da imdada koşup yardım edebilir veya bir ihtiyacı giderebilir? Devamını oku
Nisa Suresi 60. Ayeti
Bilindiği üzere Nisa suresi 60. Ayet-i kerime’si bize tağut’un gerekirse tek bir insandan ibaret olabileceğini gösteren en açık ayetlerden bir tanesidir ki; bundan önce tağut nedir ve nasıl inkar edilmelidir konusunu zaten Kur’an bize diğer yedi ayetinde göstermişti.
Yani bu ayetten önce bizler zaten tağutu biliyor ve reddedilmesi, tanınmaması, uzak durulması gereken, yerine göre bir müessese, görüş, şeytan vb. olduğunu bildiğimiz gibi aynı zamanda bunun bir şahsiyet olabileceğini de bu ayet ile tanımış oluyoruz. Yoksa iddia edildiği üzere her şeyi bu ayet ile keşfetmiş ve tağut’a karşı nasıl duracağımızı bu ayet ile öğrenmiş değiliz, bu ayetle bir kez daha görmüşüzdür hepsi bu.
Böyle bir girişten sonra isterseniz ayet-i kerime’mizi bir kez daha ele alıp üzerinde getirilmek istenen şüpheleri ve tereddütleri ele alarak bu şüphe ve tereddütlerin kişilerin vesvesesi, dar kafalığı, basiretsizliği ve en önemlisi münafıklıkları olduğunu ortaya koyalım inşallah. Muvaffakiyet ancak Allah’u Teala’nın izniyledir, Rabbim muvaffak eylesin (amin)
أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُواْ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُواْ إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُواْ أَن يَكْفُرُواْ بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيدًا
Elem tere ilellezîne yez’umûne ennehum âmenû bimâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablike yurîdûne en yetehâkemû ilat tâgûti ve kad umirû en yekfurû bih(bihî) ve yurîduş şeytânu en yudıllehum dalâlen baîdâ(baîden). Devamını oku







