Selam hidayete tabi olanlara olsun, salat ve selam Yüce Peygamber (s.a.v)’e, o’nun al’ine ve ashabına olsun. Rabbimiz Teala ve Tekaddes Hazretleri bizlere hakk’ı hak olarak bilip iman etmeyi, batılı da batıl olarak tanıyıp onu da her an ve her alanda reddetmeyi nasib’i müesser buyursun.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere Yüce Rabbimiz (azze ve celle)’in imanı şartla bağladığı yani onsuz imanın sahih ve makbul olamayacağını bizlere açık bir üslupla Kur’an-ı Kerim’inde bildirdiği tağut kavramını bir kez daha ele alacağız inşallah.

“O halde kim tağut’u inkâr edip Allah’a inanırsa, sağlam kulpa yapışmıştır ki o, hiçbir zaman kopmaz. Allah işitir ve bilir.” (Bakara Suresi 256. Ayet Meali)

Öncelikle bu ayet-i kerime hakkında alimlerim görüş ve fetvalarına değinerek konumuza açıklık getirmeye çalışalım inşallah.

İmam Kurtubi
“O halde kim tağut’u inkâr edip Allah’a inanırsa.”
Burada ortaya kesin bir şart koyulmuştur. Tağut ise Taberi’nin ifadesine göre haddi aşana denir. Bu şartın da cevabı şudur:
“Şüphesiz kopma bilmez bir kulpa sarılmıştır.”

Mücahid şöyle demiştir:  el-Urve, iman demektir.
Suddi ise İslâm’dır;
İbni Abbas, Said b. Cübeyr ve Dahhak: La ilahe illallah demektir, demişlerdir ki bu ifadelerin hepsi de aynı manadadır.
Beğavi’den:
“Kim tağutu reddederse (küfrederse)” yani şeytanı. Ve denildi ki:
Allah’ın (c.c) dışında kulluk edilen herşey tağuttur.
“Allah’a iman ederse urveti vuskaya sarılmış olur.” yani dinde sağlam, muhkem bir akde (kulpa) sarılmış ve temessük etmiş olur.
“Kopuşu olmayan”: onun kopması mümkün değildir.
Şankıti’den:

 


“And olsun ki, biz, Allah’a kulluk edin ve putlar (tağutlar)dan sakının diye (emretmeleri için) her millete bir peygamber gönderdik.” (Nahl 16/36)

Allah’a ibadet etmek, ancak O’nun dışındakilerden kaçınmak sureti ile fayda verir. Ayette belirtildiği gibi:
“O halde kim tağutu inkâr edip Allah’a inanırsa, sağlam kulpa yapışmıştır.” (Bakara 2/256)
“Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.” (Yusuf 12/106) ve bu manadaki diğer ayetler.
İbni Kesir’den:
“Kim tağutu reddedip Allah’a iman ederse...” yani kim putlar ve denkler ile şeytanın kendisine çağırdığı Allah dışında ibadet edilen herşeye ibadet etmekten kaçınır, Allah’ı birleyip sadece O’na ibadet ve O’ndan başka ilahın olmadığına şehadet ederse “kesinlikle kopmayan bir kulpa sarılmış olur.” yani işinde isabetli ve sıratı müstakim ile örnek metotta dosdoğru olur.

Esasen ayette geçen tağut kelimesinde ön planda olan husus şudur:

Şeytan gerçekten çok güçlüdür. Bu anlamda o, cahiliye ehlinin putlara kulluk etmek, onlara muhakeme olup yardım dilemek türünden üzerinde bulundukları bütün kötülükleri şamildir.

Mücahid:
“Şüphesiz sağlam bir kulpa tutunmuştur.” (Bakara 2/256) bunun anlamının iman, Süddi de, İslâm demek olduğunu söylemiştir. Ayrıca Said b. Cübeyr ve Dahhak, La ilahe illallah’tır, demişlerdir. Bu görüşlerin hepsi de doğrudur. Aralarında bir tenakuz yoktur.” (İbni Kesir Terc., 3/1024-1025)

İmam Taberi diyor ki:
Bana göre tağut hakkındaki doğru tanım şudur:

Allah’a karşı haddi aşabilen ve O’nun dışında kendisine ibadet edilen her şeydir. Bu kulluk ister ibadet edecek olana baskıdan dolayı olsun ister bu kişinin kendi isteğiyle olsun fark etmez. Bu mabud insan da olabilir. Şeytan, put (vesen- sanem) veyahut herhangi bir şey de olabilir. Buna göre ayetin izahı şöyedir:

Kim Allah’ın dışındaki ibadet edilen (mabud) her şeyin rububiyetini inkâr edip onu reddeder ve Allah’a da iman ederse, yani Allah’ın kendisinin rabbi, ilahı ve mabudu olduğunu tastik ederse şüphesiz kapmayan bir kulpa sarılmış demektir.

Özetle: Allah’ın azap ve ikabından kendisini kurtarmak arzusuyla sarılınabilecek en sağlam şeye tutunmuş olur. Allah semi ve basirdir. Yani Allah müminin, sadece kendisine olan imanı ile vahdaniyetini ikrarı ve Allah dışında ibadet edilen ortaklar ve putlardan (endad- evsan) teberri etmesi anındaki tağutu reddedişini de duymaktadır. Alimdir, yani kalbinin Allah’ın tevhidi ve rububiyetindeki ihlası noktasında gösterdiği azmini ve vicdanının sahte ilahlar, esnam ve tağutlardan teberri ederken ihtiva ettiği şeyleri bilmektedir. Bundan başka yarattıklarından her biri nefsin gizlediğini de bilmektedir. Zaten hiçbir sır O’ndan ; gizlenemediği gibi O’na hiçbir şey saklı da kalamaz. Buna binaendir ki, kıyamet günü herkes dilinin ifade ettiği  ve vicdanının barındırdığı şeylerle karşılık görecektir. Artık eğer hayır ise hayır, şer ise şer görür.”

Muhammed b. Abdulvehhab ise şöyle demiştir:
Bil ki: Kişi tağutu reddetmeden Allah’a inanmış bir mümin ; olamaz. Bunun delili şu ayettir:
“Kim tağutu reddeder ve Allah’a iman ederse şüphesiz sağlam bir kulpa sarılmıştır.” (Bakara 2/256)

Rüşd, Muhammed’in (s.a.v) dini,
Ğayy, Ebu Cehil’in dini ve Urvetül Vuska da La ilahe illallah şehadetidir.

Bu ise hem isbatı ve hem de nefyi içerir. Allah’ın dışındaki her tür şeye ibadet etmeyi nefyederken, bunun yanında her tür ibadeti, şeriki olmayan tek Allah için tesbit ediyor.” (Kitab’u Mecmuat’it-Tevhid, 15)

Bu ayete bakın ki ne kadar muhkem bir manası vardır. Keza ifadesi ne kadar da nettir. Görüldüğü gibi ayet müfessirlerin ittifakıyla İslâm demeye gelen “Urvetül Vuska” ya sarılmayı bir şarta bağlamaktadır. Nitekim Kurtubi, Şankıti, Muhammed b. Abdulvehhab ve diğerleri böyle demişlerdi. Bu şart şudur:

Tağutu reddetmek ve sadece Allah’a iman etmek. Bilindiği gibi şartın yok olması bu şarta dayalı olan hususu da ortadan kaldırır. İslâm’ın gereği şudur:

Allah’tan başka ibadet edilen herşeyi reddetmek, ondan teberri edip inkâr ederek uzaklaşmak. Keza Allah’a ortak kabul etmeksizin uluhiyyeti O’na hasretmek. Böyle olmazsa eğer, “Urvetül Vuska” ona nisbet iddiasındaki kişinin elinde kalakalır. Çünkü Allah’a iman ile tağuta iman birbirine zıt olup bir yerde birleşmesi ve buluşması imkânsızdır. Kaldı ki kişinin kalbinde Allah’a iman ile tağuta iman bir arada bulunamaz. Çünkü kesin olan şu ki:

Bunlardan hangisi kişinin kalbini mesken tutarsa ötekini oradan tard edecektir. Şu halde kişinin kalbinde ya sadece Allah’a iman yahut da çeşidi ne olursa olsun tağuta iman bulunacaktır. Buna göre şöyle denilmesi imkânsızdır:

Şu kişi hem Rahman’ın (c.c) grubundan ve hem de tağutun grubundandır. Yahut filan kişi muvahhit bir müşriktir ya da Müslüman bir kâfirdir.

İşte insanlara ulaştırmakla mükellef olduğumuz İslâm budur. Nitekim onlar ikrar edip İslâm’ı din edininceye kadar, kılıç onlardan kaldırılmaz. Kaldı ki bu durumda şüphede kalıp tavakkuf eden kişinin dahi can ve malı haram olmaz.

Geriye sayın okuyucudan cevaplamasını istediğimiz bir soru kalıyor o da şudur:

Kim endad (ortaklar), evsan (put) ve tağutlara ibadet etmekten kaçınmaz, bunun aksine kulları fitneye düşüren ve onlar arasında Allah ve Resulü’nün hükmünün ötesinde yasama ve kanun olarak dilediği şekilde hükmetmekte olan bir tağuttan razı olursa (itaat ederse) bu durumdaki bir kişi tağuta küfr (onu red) mü etmiş olur yoksa ona iman mı etmiş olur?

Ayrıca bu kişi, ‘Urvetül Vuska’ ya mı tutunmuştur yoksa o andan itibaren ondan ayrılmış biri midir?

 

Yorumlar (4)Add Comment
0
Allah Razi Olsun
yazar Kardes, Kasım 10, 2009
Allah razi Olsun Kardesim. Ben yurtdisinda kaliyorum ve bu dediklerini diger müslüman kardeslerimize antlatmaya calisiyorum.Allah Yardimcimiz Olsun. Allah Rasulü (sav) şöyle dedi: “Allah (cc)’ın bulunmasını dilediği müddet, içinizde nübüvvet (peygamberlik) olacaktır. Onu kaldırmayı dilediğinde onu kaldırır. Sonra nübüvvet metodu üzere HİLÂFET olacaktır. Allah (cc)’ın dilediği kadar kalacak, dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra ısırıcı (zalim) yöneticiler olacaktır. Allah’ın bulunmasını dilediği kadar kalacak, kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra zorba yöneticiler olacaktır. Allah’ın bulunmasını dilediği kadar kalacak, kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. SONRA NÜBÜVVET METODU ÜZERE HİLÂFET OLACAKTIR.” (Ahmed b. Hanbel, Müs. Kufiyyin, 17680). Hadisden de antlasildigi gibi hilafet devleti gelcektir, hem müslümanlari hemde kafirleri bu bulundugumuz zulum den kurtaracakdir; bu kafirler isteselerde istemeselerde cünkü Alahin Sözü Hakdir.. Bakiniz www.Islamdevleti.org
0
Teşekkürler
yazar EbuHamza, Kasım 13, 2009
Küfrün sis'inin en yoğun biçimde çöktüğü şu günlerde hidayete tabi olanlara selam olsun, yorumlarınızla desteklediğiniz bizler değil Din'inizdir. Bilincinde olanlara selam olsun
0
böyle bişeyi ne hakla dersiniz
yazar Gökhan, Aralık 10, 2009
tamam günümüzde tağut vardır ama tağut var diye gidip diyanetin atadığı hocaların arkasında namaz kılmamak veya askere gitmemek diye bişey olmaz.biz kendi kalbimize bakıcaz kendi niyetimiz önemli.
Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi
vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ
vel ba'sü ba'del mevti hakkun.
Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü.
Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine,
ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna,
öldükten sonra dirilmeye inanıyorum.
Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da
Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum
işte biz bunu samimi olarak diyorsak Elhamdülillah.

Peygamber (SAS) Hazretleri buyurdu ki:

(Sallû halfe külle birrin ve fâcirin) "İyi olsun, kötü olsun, her imamın arkasında namaz kılın!" buyurdu.Diyanetin imamlarıda sizin bizim gibi benî Ademdir. Cin değildir, bilmem ne değildir. İyi insanlardır, yüreği Allah korkusuyla çarpan kimselerdir. İçlerinde tek tük kusurlu varsa, onun da kusurunu biliyorsan; o camide kılmazsın, öbür camide kılıverirsin.

Bir çok Ayet vermişsiniz insanları cehenneme atmak o kadar kolay ki sizde bunu yapmışsınız.O zaman bu surede kimseyi kurtaramayız; ''Kim Allah (azze ve celle)ın indirdiği ile hükmetmezse, onlar kafirlerin ta kendisidirler'' buyrun bakalaım.şimdi sorarım size hangimiz bu ayeti uyguluyoruz ?

Ebu Hamza
Cehalet....!
yazar Ebu Hamza, Aralık 12, 2009
Devlet tağuti bir devlet olunca resmi imamlarının tağutun hizmetçileri Bel'amları olması gerçeğini göz ardı ediyorsunuz sanırım. Ayrıca yukarıda bir çok ayet vermişsiniz diyerek ardında herkesi cehenneme sokmakla itham ediyorsunuz o zaman yukarıdaki delillere karşılık bu devletin imamları belam olmaz demenizi hangi delille ispat edeceksiniz.
Tabi kişi Kelime-i Tevhidi söyler Müslüman olur ancak küfür sözü veya fiili işlendiğinde de aynı hızla dinden çıkar ki kalbe bakılmaz. İslam zahire hükmeder kişinin zahirindeki neyse hüküm de ona göre tevdi edilir.
Allah'ın (azze ve celle) indirdiği ile hükmetmeyenler tabiki kafirlerin ta kendisidir. Hangimiz bunu uyguluyor diyorsanız o zaman uygulamayanlar ve bu ayetin kapsamına göre hareket etmeyenler kafirlerin ta kendileridirler.
Demokrasi beyinlere öyle yerleşmiş, çoğunluğun tahakkümü safsatası o kadar sarmış ki insanları Allah'ı ehli hal veya dil ile inkar edenlerin çok olması ki içlerinde ibadet eden ve kendini Müslüman sananların olması ve bunların çokluğu sizi dalalete düşürmesin. Çokluk=Doğruluk değildir. Ayrıca Allah-u Tealanın hükümlerini yukarıda vazettiği gibi uygulayan bir zümre hep vardı ve dünyanın sonuna kadar da var olacak. Tağutun destekçileri ve onun zihniyetine sahip Münafık, fasık ve kafirler ise asla bu zümreye zarar veremeyecek bitiremeyeceklerdir. Ya da aksini söyleyenler yukarıdaki alim, sahabe ve diğer vazedicilerden daha mı akıllıdırlar daha mı hayırlıdırlar.
Siz bir kişi bile olsanız tek bile kalsanız yukarıdaki gibi "Allah'ın hükümlerini batıla tercih edenler" den uzak olmak ona karşı çıkmak zorundasınız. Yoksa siz cennetin bu kadar ucuz olduğunu, Allah Bir'dir Muhammed (a.s) O'nun kulu ve Resulüdür demek ile cennete gideceğinizi mi sanıyorsunuz. Yaradanın hükümleri ortada iken Resul'ün sünneti ortada iken o hükümler ve sünneti seniyye doğrultusunda hayatını yaşamını planlamıyor uygulamıyor isen senin gideceğin yer tabiki cehennemdir. Bunu Kur'an söylüyor ki zaten batıl söz ağzımıza da yakışmaz. Bu konularda sitemizde geniş bir arşiv vardır. Size düşen delile tabi omaktır, yoksa size Din diye Atalarının Din'ini yutturanlarla aynı mahalde, cehennem de olmanız kaçınılmazdır. Ne mutlu Allah bir'dir diyerek onun hükümlerini alıp O'na muhalif her hükmü reddedip ona bu hükümleri dayatanları inkar edenlere

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy

Yazarın diğer yazılarını göster >>