Hilafetin İlgası Bölüm 2

11 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Mustafa Sabri

Giriş

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin” “Çünkü böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”

“Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü O, çok zalim, çok zalimdir.” (el-Ahzab sûresi)

“Allah, iman edenleri dünya hayatında da, ahirette de değişmeyen sözle sağlam yolda yürütür. Buna mukabil Allah zalimleri saptırır. Allah dilediğini yapar.” (İbrahim, 27)

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. işte onlara rüsvay edici bir azap vardır.” (Lokman, 6)

“Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş-başa bırak.” (En’âm, 112) Devamını oku

Hilafetin İlgası Bölüm 1

11 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Mustafa Sabri

Mustafa Sabri’nin Hayatı ve Dönemi

İlim tahsiline önce memleketi Tokat’ta başladı. Sonra tahsilini devam ettirmek üzere babasından izin alarak Kayseri’ye gitti. Kayseri o dönemde Anadolu şehirleri içinde âlimleriyle meşhur bir yöreydi. Yine aynı amaçla buradan İstanbul’a gitti. Tüm bu yolculukları oğlunun büyük bir âlim olarak yetişmesini isteyen babasının özlemini gerçekleştirmek için yaptı.

Daha sonra 22 yaşında, Fatih Camii’ne müderris olarak tayin edildi. Fatih Camii o dönemde Kahire’deki Ezher gibiydi.

Rivayetlere göre babası bu tayine pek razı olmamıştı. Çünkü o, oğlunun tahsilini ikmal etmesini istiyordu. Bazı arkadaşlarına şöyle demişti:

“Kayseri’den sonra ilim tahsilini İstanbul’da devam ettirmek üzere benden izin aldı. Sonra çok geçmeden icazetnamesini alarak hocalık makamına geçti. Bence otuz yaşına kadar tahsiline devam etmeliydi.” (Mevkıf el-Akl ve’l-İIm ve’l-Âlem min Rabbi’l-Âlemîn (Mustafa Sabri)

Mustafa Sabri ise kitabının girişinde babasının bu arzusunu gerçekleştirmede önüne çıkan engellerden bahsediyor. (Mevkıf el-Akl ve’l-İIm ve’l-Âlem min Rabbi’l-Âlemîn (Mustafa Sabri)

Şartlar gereği önce hükümet maaşıyla ders kürsüsüne, sonra da şeyhül İslâmlık makamına oturması gerektiğini özür dileyici bir dille anlatıyor. Daha sonra konuyu yaptığı faaliyet ve çalışmalara getirerek babasının gönlünü alıyor. Onun övgü ve rızasını kazanmaya çalışıyor. Devamını oku